RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 31 Temmuz 2020, Cuma 12:40:39 tarihnde eklendi. 995 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stanislav Tarasov

Aliyev ve Erdoğan Birlikte mi?
Stanislav Tarasov
STANİSLAV TARASOV “ALİYEV VE ERDOĞAN UZUN MESAFELİ KOŞU İÇİN NEFES ALMAYA HAZIRLANIYOR!” 
 
 
31/07/2020. Moskova. 28 Temmuz 2020. REGNUM. Foto: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sınır çatışması bölgesinde ateşkes sorununun, AGİT Minsk Grubu tarafından Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin müzakereler biçiminde çözülebileceği varsayımı bulunuyor. Ama o kadar basit değil. AGİT Minsk Grubu'nun arabuluculuğu ile müzakerelerin başlayıp başlamayacağını kimse bilemiyor. Eğer öyleyse, eski gündemi korumak veya "Tovuz krizinden" sonra her şeyin sıfırdan başlaması gerekecek mi?
 
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yaptı. Kremlin şunları belirtti: “Ermenistan-Azerbaycan devlet sınırındaki durumun kötüleşmesi bağlamında Transkafkasya'daki durum hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Putin, gerginliği artıracak herhangi bir eylemden kaçınmanın önemini vurguladı. Her iki taraf da çatışma durumunu münhasıran barışçıl yollarla müzakereler yoluyla çözme konusundaki görüşlerini dile getirdi. Bölgeyi istikrara kavuşturma çabalarını koordine etmeye hazır olduklarını belirttiler. Liderler ayrıca Dağlık Karabağ sorununun Ermenistan ve Azerbaycan halklarının çıkarları doğrultusunda uluslararası hukuk ilkeleri temelinde siyasi ve diplomatik olarak çözümünün dışında bir alternatifi nin olmadığını belirttiler.”
 
Her cümle bu alıntıda doğrulandı. Görüşmenin Türk tarafının inisiyatifinde gerçekleşmesi ile başlayalım. Moskova'nın, gerçek anlamda, eşitlik ilkesine bağlı kalarak, dış politika ve askeri çatışmaların zorlayıcı koşulları süreci boyunca çizgileri boyunca Bakü ve Erivan ile temasa geçerek barış için zorlu çabalar gösterdi. Böylece Azerbaycan-Ermenistan sınırı bölgesinde (hala) kırılgan da olsa bir ateşkesin kurulması mümkün oldu. Ankara farklı davrandı. Dağlık Karabağ'daki Nisan 2016 savaşında olduğu gibi, çatışan tarafları ateşkese çağırmak yerine, Türkiye istikrarsızlaştırıcı bir rol oynayan Bakü'yü desteklemeye hazır olduğunu açıkladı. Bu nedenden dolayıdır ki, Erdoğan bu konuda Putin'le ilişkiye geçtiğinde iki varsayım ortaya çıktı: ya Rus meslektaşına eylemlerinin nedenlerini açıklamaya çalışıyordu ya da “Ermenistan ile Rusya, Azerbaycan ile Türkiye” formülüne göre bir arabulucu olarak kendi rolünü pekiştirmeye çalışıyordu.
 
Aynı zamanda, Moskova'nın Erivan'ın yerini almaya çalışmadığı, Ankara'nın ise Bakü’nün dışında oynamaya hazır olduğu ve onu gölgeye doğru ittiği iyi bilinmektedir. Bu tür varsayımlar boş olarak hiçbir yerde görünmez. Alman Die Tageszeitung dergisi uzmanları, Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki durumu analiz ederek, “Kremlin’in “Tovuz krizi” olarak adlandırılan  çatışmalarda, Fransa gibi, her iki tarafa da ateşkes çağrısında bulunarak tarafsız bir pozisyon aldığını ve pozisyonunun ABD veya diğer Batının konumundan uzak değil” yorumunda bulunuyorlar. Cumhuriyet gazetesi Türkçe baskısında ise,Amerika Birlişik Devletlerinin, "Tovuz krizi" nde Azerbaycan'ı desteklediğini ve Türkiye'ye ise önümüzdeki süreç içerisinde çok adımlı kombinasyonda belirli bir rol verildiğini garanti eden farklı bir görüşe yer veriyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı resmi temsilcisi Maria Zakharova, Moskova'nın "Azerbaycan ve Ermenistan ile Ermenistan-Azerbaycan sınırındaki ateşkesi pekiştirmek ve müzakere sürecini yoğunlaştırmak için çeşitli girişimleri görüşeceği" açıklamasında bulundu.
 
Ancak, başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelerin kendilerini bu yeni müzakere formatına sokmaya çalışacaklarını dışlamıyoruz. Nisan 2016 savaşının ardından AGİT Minsk Grubu'nun arabuluculuğu ile Viyana ve St. Petersburg anlaşmalarının ortaya çıkmasına yol açtığını hatırlayalım. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sınır çatışmasını kast ediyorsak, şimdi nasıl olabilir? Sınır çatışması bölgesinde ateşkes sorununun AGİT Minsk Grubu tarafından Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin sürmekte olan müzakereler biçiminde çözülebileceği varsayımı var. Ancak burada her şey o kadar basit değil, çünkü kimse Minsk Grubu'nun arabuluculuğu ile müzakerelerin başlayıp başlamayacağını, eğer öyleyse, eski gündemi korumanın mümkün olup olmayacağını veya “Tovuz krizinden sonra” her şeyin sıfırdan başlamasının gerekip gerekmeyeceğini bilmiyor. Dahası, Zakharova'ya göre, "Bakü ve Erivan müzakere sürecini ve ateşkes rejimini düzeltmek için çeşitli girişimler ortaya koyuyor."
 
Ayrıca, sınırdaki çatışmaların başlamasından sonra, Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev uygulamış olduğu diplomasi politikasını ortadan kaldırdı, "yaşananların ülkenin başarılı kalkınmasıyla örtüşmediğini", "pasif ve savunmacı" değil saldırgan olunması gerektiğini belirtti. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Mammadyarov görevden alındı. Bu bağlamda, Londra Kraliyet Enstitüsü'nde analist olan Lawrence Broers, "Ülkeler arasındaki müzakerelerin tamamenya da yarıda kesilmesi tehlikesi bunuyor" diyor. Kısacası, bölgedeki durum değişti ve fark edilir derecede daha karmaşık hale geldi. Transkafkasya'daki yeni çok aşamalı oyun daha şimdi başlıyor, Aliyev ve Erdoğan uzun mesafeli koşu için nefes almaya hazırlanıyor.  
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/3021624.html
 
www.abhazyam.com 
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Konuk Yazar Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.