RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 16 Haziran 2020, Salı 13:05:45 tarihnde eklendi. 779 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stanislav Tarasov

Putin–Erdoğan–Trump (Libya)!
Stanislav Tarasov
STANİSLAV TARASOV “TRUMP – ERDOĞAN: KİM, KİMİ ALDATIYOR!”
 
16/06/2020. Moskova. 15 Haziran 2020. Stanislav TARASOV - REGNUM. Foto: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Libya ile ilgili görüşmeler gerçekleşirse bu kolay olmayacak, pazarlık çetin geçecek. Ana konu, sonunda, sağduyu kazanan olarak kalmalıdır, bu da tüm taraflara siyasetin ustalık gerektiğirdiğini anlatır.

Rus-Türk ilişkileri şu anda anlaşılamaz sıkıntılı bir sürece girdi. Türk tarafınca yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin arasındaki telefon görüşmesinin ardından, Erdoğan Putin'e ABD Başkanı Donald Trump ile oluşturmuş oldukları bir tür “Libya planı” hakkında bilgi verdi. Moskova bunu çözüme kavuşturmak amacı ile, dışişleri bakanı Sergey Lavrov ve savunma bakanı Sergey Shoigu başkanlığındaki bir heyeti İstanbul’a göndermeyi kararlaştırdı.  
 
Böyle yüksek bir formatta ki heyetin oluşturulması kararının basit bir biçimde ortaya çıkmadığının ve Türk-Amerikan Libya planının bu düzeyde tartışılmasının ve analiz edilmesinin gerektiği çerçevesinde varsayılmalıdır. Ayrıca New York Times, “Erdoğan ve Trump yeni bir ittifak kuruyor” ve Türk cumhurbaşkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından “ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlayabileceği”açıklamasında bulundu. Neden? Birincisi, “Trump, Rus S-400'ü satın alması konusunda Türkiye'ye yaptırımlar uygulamaktan kaçındı” ve “bu garip faktör olmasaydı, Rus-Türk ekseni ortaya çıkacaktı.” İkincisi, “Trump, Erdoğan'ın Libya'daki askeri müdahalesine yeşil ışık yaktı ve bu da bu ülkedeki çatışmanın özünü temelden değiştirdi” diyerek yayınını sürdürdü. Aynı zamanda, Türk uzmanlar Washington’un eylemlerini “Ankara'nın eliyle Rusya'nın Kuzey Afrika'da uygulamış olduğu politikayı kontrol altına alma arzusu” olarak değerlendiriyorlar. Bu arada, "ABD, Suriye'nin kuzey sınırına yakın bölgeden askerlerin çekildiğini ilan ederek Türkiye'nin Kuzey Suriye'deki dar bir toprak şeridinin kontrolünü ele geçirmesine izin verdi" yorumlarında bulunuyorlar. 
 
Örneğin, bir Türk uzman, “Suriye oyununda Türkiye'nin Rusya ile aynı takımda olduğu konusunda her zaman bir yanılsama oyunu gerçekleşti. - Şimdi bu yanılsama çökmeye başlıyor.”  Yorumunda bulunuyor.Böyle düşünenler var ayrıca, “Erdoğan, her zaman olduğu gibi, Putin'in kendisini anlayacağı ve affedeceği ve Trump'ın onu anlayacağı ve yaptırımları uygulamayacağı gerçeği göz önüne alındığında, çifte standartlar politikası uyguladığı” biçiminde ki yorumlarda bulunanlar da var. Ancak beklenmedik bir gelişme oldu. İstanbul'da müzakerelerin başlamasından birkaç saat önce, Rusya Dışişleri Bakanlığı etkinliğin süresiz olarak ertelendiğini açıkladı. Ertelemenin nedeni ise bildirilmedi, ancak dolaylı işaretler "Libya Konusunun" görüşülmesinin önlendiğini gösteriyor. Bu bağlamda Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Lavrov ile telefon görüşmesi yaptı. Bu süre zarfında, diyaloğun daha düşük bir formata - iki ülkenin bakan yardımcıları seviyesine aktarılmasına ve daha sonra müzakerelerin yapılmasına karar verildi. Dolayısıyla, Erdoğan – Trump senaryosunun bir nedenden dolayı işe yaramadığı açık. Çavuşoğlu, Moskova'yı baskı altına almaya başlama cazibesinin, onun Ankara'ya karşı olan mevcut siyasi güvenini zayıflatabileceğini fark ederek durumu kurtarmaya çalıştı.
 
Bu çok önemli bir nokta, geçen gün Mısır Cumhurbaşkanı Abdel Fattah al-Sisi Libya'da çözüm için ateşkes ve diğer siyasi girişimler için bir öneride bulundu. Onun Libya'daki çatışmayı çözme planı, yabancı birliklerin ülkeden çekilmesini ve BM'nin himayesinde seçilmesi gereken üç Libya bölgesinin başkanlık konseyinde eşit biçimde temsil edilmesini içeriyor. Sisi, bu yapının 18 ay boyunca faaliyet göstereceğini açıkladı. Sisi, seçimlerin hazırlanması için yeni bir anayasa geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Buna ek olarak, Mısır cumhurbaşkanı sorunun askeri bir çözüm ile bulunması karşısında uyarıda bulundu ve BM'yi Libya'da barış üzerine daha fazla müdahalede bulunma çağrısında bulundu. Hafter taraftarları, Rusya ve BAE Birleşik Arap Emirlikleri) de bu öneriyi memnuniyetle karşıladı. Dahası, Trump Mısır cumhurbaşkanı ile temasa geçti ve Kahire'nin Libya'da ateşkes ve siyasi çözüm sürecinin başlaması için ortaya koyduğu inisiyatifi desteklediğini söyledi. Bu durum, şu soruyu akla getiriyor: Trump ve Erdoğan o zaman Libya'da ne üzerinde anlaştılar ve kim kimi aldatıyor?
 
Kahire açısından bakıldığında Libya'daki “Türk faktörü” bir “jeopolitik yanılgı” ve Erdoğan'ın görüşünün aksine Libya'nın kendisi “münhasıran Ankara ve Moskova arasında bir tartışma konusu değil”. İran ayrıca, bir dizi Arap devleti, Avrupa ve Afrika ülkeleri olan “Libya” ve “Suriye” davalarını birleştirme olasılığını da göz önünde bulundurarak sürece katılmaya çalışıyor. Herkes beklerken veya daha doğrusu, sadece Orta Doğu'da değil, bir bütün olarak dünyada mevcut durumda eylem seçeneklerini hesaplayacaklardır. Libya ile ilgili görüşmeler gerçekleşirse bu kolay olmayacak, pazarlık çetin geçecek. Ana konu, sonunda, sağduyu kazanan olarak kalmalıdır, bu da tüm taraflara siyasetin ustalık gerektiğirdiğini anlatır.
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/2981427.html
 
www.abhazyam.com 
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Konuk Yazar Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.