RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 29 Şubat 2020, Cumartesi 11:58:14 tarihnde eklendi. 174 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Putin, Erdoğan Buluşması?

STANİSLAV TARASOV “ERDOĞAN’IN PUTİN İLE GÖRÜŞMESİ GERÇEKLEŞECEK: AMA NE ZAMAN VE NEREDE?”
Putin, Erdoğan Buluşması?
29/02/2020. Moskova. 28 Şubat 2020. REGNUM. Stanislav TARASOV - REGNUM. Foto: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). İdlib sorununun doğrudan Astana süreci çerçevesinde üç taraflı Türkiye-Rusya-İran zirvesinde görüşülmesi gereken bir zaman süreci bulunuyor. Tek sorun, Erdoğan'ın “Saygıdeğer bir yüz” ile mevcut durumdan nasıl kurtulacağıdır, çünkü İdlib'deki Suriye krizi sona ermeyecek ve Ankara, bölgedeki olası ortak eylemler konusunda Moskova ile zor bir diyalog içerisinde bulunacak.
 
Türkiye Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 66 yaşında. Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçiliği’nin sosyal medya bloğunda belirtilen yazıda, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Erdoğana bir kutlama mesajı gönderdiği bildirildi. Geçtiğimiz yıl ve hatta daha önceki yıllar, bu konu ile ilgili olarak Rusya devlet başkanı, meslektaşını telefon ile aramıştı, konuşma sırasında hem ikili ilişkiler, hem de bölgesel ve uluslararası sorunlar görüşülmüştü. Protokol açısından bakıldığında yazılı tebriklerin her zaman sözlü olanlara tercih edildiğine inanılmaktadır. Aynı zamanda, devlet başkanları arasındaki telefon görüşmesi diplomatik uygulamada kişisel görüşmeye denk düşer. Bu kez bu yaşanmadı.
 
Erdoğan ve Putin arasında son kez 21 Şubat'ta Türk tarafının inisiyatifiyle bir telefon görüşmesi yapıldı. Kremlin’in basın servisinin bildirdiğine göre konuşma sırasında, “İdlib bölgesinde yükselen çatışma durumu tekrar gündeme geldi” ve “Putin, şiddet yanlısı grupların sürekli saldırgan eylemleri hakkında ciddi endişelerini dile getirdi.” Aynı zamanda, "Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne koşulsuz olarak saygı gösterilmesi gereği vurgulandı." Taraflar ayrıca "gerginliği azaltmayı, ateşkesi sağlamayı ve terörist tehdidi etkisiz hale getirmeyi amaçlayan İdlib hakkında ikili kurumlar arası istişareleri yoğunlaştırmayı kabul ettiler."
 
Bu arada, Putin bu görüşme öncesinde, konferans biçimindeki telefon görüşmesinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Suriye'deki durumu tartıştı. Rus lider konuşmasında, "İdlib'den kaynaklanan terör tehdidini etkisiz hale getirmek için kesinlikle etkili önlemlerin alınması gerektiğini" belirtti ve "Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini" vurguladı. Aynı zamanda, bilindiği gibi, Erdoğan’da, Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin arifesinde telefonla Merkel ve Macron ile temasa geçti. Ertesi gün İzmir'de yaptığı açıklamada, Idlib'deki son durumu 5 Mart'ta İstanbul'da Putin, Merkel ve Macron ile dörtlü bir biçimde görüşmeyi planladığını açıkladı. Onun söylediğine göre, "Putin, ülke liderilerini 5 Mart'ta İstanbul'da buluşmak üzere çağırdı".  Bu gelişmeler sırası ile Türk basını tarafından, "bölgesel siyasetin tüm yollarının sadece Erdoğan tarafından açıldığı" biçiminde yansıtıldı
 
Ancak, (Erdoğan – Abhazyam.com) Bakü'yü ziyaret ederken durumu aydınlatıcı bir açıklama yaptı: “Şimdi açık bir biçimde dörtlü zirve hakkında “emin değilim” diyeceğim. Çünkü Bay Putin “eğer olacaksa, birlikte yaparsak daha iyi olurdu” demişti, ben de dedim ki: “Olabilir, belki de dörtlü olabilir”. Şu anda İdlib hakkında bizim tarafın alacağı karar büyük önem taşıyor. Neredeyse bir tarih konusunda anlaştık, bu yüzden 5 Mart'tan itibaren ... büyük olasılıkla buluşma İstanbul’da olacak. Bu arada konu hakkında “ikili”, “dörtlü” konulu görüşmeleri sürdüreceğiz.” Bakü'ye uçmadan önce, Türk yayın organı Hürriyet'e göre Erdoğan, Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa liderleri ile yapılması planlanan dörtlü görüşme gerçekleşmezse, 5 Mart'ta İstanbul'da Putin'le yapılan bir acil durum toplantısında "ikili" görüşmenin yapılacağını söyledi. Ancak, Rusya devlet başkanı basın sözcüsü Dmitry Peskov “5 Mart'ta devlet başkanı Putin'in başka çalışma planları var” açıklamasında bulundu. Macron'a gelince, Londra'daki NATO devlet başkanlarının son zirvesinin oturum aralarında Erdoğan'la yaşanan tartışmadan sonra, Türk lideri hakkında “Türkiye'nin Suriye'yi işgal etmesi nedeniyle IŞİD geri döndü” (faaliyetleri Rusya Federasyonu'nda yasaklanan bir kuruluş), ve aynı zamanda “Ankara bu örgütün yöneticileri” ile çalışıyor diyerek sorumlu tuttu, o ortak olarak hareket etmeye hazır değil.
 
Sonuç olarak Erdoğan, "Tamerlane satranç tahtasındaki" parçaları kendi yöntemiyle düzenleyemedi. Yan düzenlemeleri vardı. Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye'nin müttefiklerinden destek beklediğini ve ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Ve yanıtı da aldı. Esper ve aynı zamanda ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milli ile birlikte benzer biçimde yaptıkları açıklamada  ABD'nin “Askeri güçlerini, DAEŞ (IŞİD) (RF tarafından faaliyetleri yasak olan bir terör örgütü)Türk-Suriye sınırına geri getirmeyi ve Suriye'deki çatışmada yer almayı planlamadığını” söylediler. Ona göre, “Suriye tüm bölgelerinde en problemli olanı, çatışmanın farklı taraflarının buluştuğu İdlib'dir.”
 
Bu durum, Erdoğan'ı kısır diplomatik bir çevre içerisinde yeni bir tur başlatmaya zorluyor. İktidardaki Türkiye Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) sözcüsü Ömer Çelik, "Türkiye ve Rusya Cumhurbaşkanları Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin arasında yapılacak olan bir toplantının Suriye'nin İdlib eyaletindeki durumun çözülmesinde bir dönüm noktası olabileceğini" söyledi. Yani Ankara, İdlib müzakerelerinde "ikili buluşma" seçeneğine geri dönüyor. Dahası, Erdoğan daha önce bir ültimatom yayınlamıştı, buna göre Şam’ın Şubat ayı sonunda birliklerini İdlib'in bir kısmından çekmesi gerekecekti, ki bu açıklama İngiliz Financial Times'a göre "Suriye'nin bu bölgesinde çatışmanın tırmanması için ciddi riskler yaratıyor." Zaman daralıyor.
 
Bu bağlamda, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov yapmış olduğu açıklamada bir kez daha "Suriye Devleti kuvvetlerinin savaşçı gurupları ve teröristleri herhangi bir yabancı topraktan çıkarmaya zorlamıyor, onları kendi topraklarından temizleyerek, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin meşru hükümetinin toprakları üzerindeki kontrolünü geri alıyor" hatırlatmasında bulundu. O ayrıca, Rusya'nın İdlib'deki Suriye ordusunu teröristlere yönelik operasyonlarında desteklediğini ve Rus-Türk anlaşmalarına göre terör guruplarının "hiçbir biçimde ateşkes veya ateşkesin bir parçası olamayacağını" da sözlerine ekledi. Şimdi Erdoğan ile Putin arasında kişisel bir toplantı gerçekleştirilecek ve müzakerelerle mümkün olan Suriye krizindeki belirsizlik derecesini azaltmak gerekiyor. İster beğenilsin ister beğenilmesin, ancak İsviçre yayını Neue Zürcher Zeitung'un belirttiği gibi, "Erdoğan risk altında olduğunu ve Rus ruletini daha fazla döndürmemesi gerektiğini biliyor." Bu arada, belki de İdlib sorununun doğrudan Astana süreci çerçevesinde Türkiye - Rusya - İran'ın üçlü zirvesinde ortaya konması gerekiyor. Tek sorun Erdoğan'ı “Saygıdeğer bir yüz” ile mevcut durumdan nasıl çıkaracağımız ve Putin'in bunu yapıp yapmayacağıdır.
 
İdlib'de Suriye krizi bitmeyecek. Ankara ve Moskova, gelecekte bölgedeki ortak eylemler konusunda zor bir diyaloga sahip olacaklar. Birçok şey tehlike altında.
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/2870497.html
 
www.abhazyam.com 
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Konuk Yazar Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.