RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 01 Aralık 2019, Pazar 14:18:57 tarihnde eklendi. 23 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan’dan Macron’a Saldırı!

STANİSLAV TARASOV “FRANSIZ UZMAN THİERRY MEYSSAN; FRANSA VE TÜRKİYE, 2011 YILINDA SURİYE TOPRAKLARINDA KÜRDİSTAN YARATILMASI İLE İLGİLİ GİZLİ BİR ANLAŞMA İMZALADI!”
Erdoğan’dan Macron’a Saldırı!
01/12/2019. Moskova. 30 Kasım 2019. REGNUM. Stanislav TARASOV. Foto: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Ortadoğu'da Ankara üzerinden oynamak istemesine ciddi bir şekilde sinirlendi. Yakın zamana kadar, Erdoğan Macron’a halka açık bir ortam içerisinde saldırmamayı tercih etti. Ancak bu kez, Türkiye Cumhurbaşkanı sinirlerini frenleyemedi
 
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir nedenden ötürü Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un üç hafta önce İngiliz The Economist dergisi ile yapmış olduğu söyleşide belirtmiş olduğu "NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti" sözlerine yanıt vermeye karar verdi. Erdoğan, “Sayın Macron, Türkiye'den söylüyorum ve NATO’da da söyleyeceğim. Önce kendi beynini kontrol et, çünkü sadece beyinleri ölmüş olanlar bunu söyleyebilir.” Dedi.
 
Fransa Devlet Başkanı’nın "NATO’nun beyin ölümü" nden söz ederken Paris’in  NATO’daki iki müttefiki olan ABD ve Türkiye’nin birlikte düzenlemiş olduğu eylemleri örnek gösterdiğini hatırlayalım. Amerikalılar, Suriye'den çekildiklerini, Avrupalı müttefiklerini de bu konuda bilgilendirmediklerini duyurdu, Ankara - Kuzey Suriye'de bir askeri operasyon başlatmaya karar verdi. Macron’a göre, bu yaşananlar “başka bir NATO üyesinin - Türkiye - Fransa’nın çıkarları bölgesinde,” gerçekleştirmiş olduğu, Suriye’deki tutarsız saldırgan eylemlerdi. Bütün bu yaşananlar, genel olarak, Fransa’ya göre “ayrı anlaşmalar” yapan Washington ve Ankara’ya doğrudan itham edildi. Gerçek şu ki, Macron, Türkiye’nin ilerlemesini durdurmak için birkaç saatliğine ABD Başkanı Donald Trump ve Erdoğan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi ve Türkiye’nin ilerlemesinin durdurulması için, ISIS (IŞİD) grubunun etkisinin aratabileceğini olası bir tehdid olarak uyarıda bulundu. (IŞİD - Rusya Federasyonu’nda yasak olan bir örgütlenme) 
 
Ancak, Ankara Paris’in açıklamalarını farklı bir biçimde algıladı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Macron Suriye'de terörist bir Kürt devleti yaratacaktı, ancak “Barış Pınarı” operasyonumuz nedeniyle" hayal kırıklığına uğradı” dedi. Buna karşılık olarak, Kürt yayınları ABD ve Fransa’nın Suriye’de “siyasi olarak tek bir Kürt örgütü kurmayı ümit eden iki rakip Kürt tarafını uzlaştırmaya çalıştığını” inkar etmiyorlar. Aynı zamanda, onlar "Suriye hükümetinin kuzeye dönmesiyle birleşen Türk müdahalesi sonucu, Kürt içi ihtilafın potansiyel bir doğrudan çatışmaya girmesine yol açacak" dediler. Ankara’nın eylemlerinin mantığına bağlı olarak Trump, Kürt yönündeki önceki konumlarından bir miktar geri çekildi ve bu da Macron’un “Türk ateşi” altında kalmasına yol açtı.
 
Ayrıca, 3-4 Aralık 2019 tarihlerinde Londra'da yapılacak olan NATO'nun yıldönümü zirvesi arifesinde pozisyon değişikliği yaşandı. Ve sadece bu değil. Tüm göstergeler, ABD-Fransız ilişkilerindeki değişikliğin, Suriye Kürtlerinin politik görüşlerinin bir kısmı ile ilgili olarak kesin olarak ortaya çıktığı, belki de Suriye Demokratik Güçlerinden “SDG” (SDS) söz ediyoruz. Paris daha önce, Amerikalılar gittikten sonra Suriye’deki tarihsel çıkarlarını belirterek Türkiye’yi oradan uzaklaştırarak SDS’yi korumaya çalışacağını belirtmişti. Tanınmış Fransız komplo teorisyeni Thierry Meyssan, 2011'de Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu'nun, bunlardan birisinin “Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ihlal etmeden” “Kürt meselesinin çözümü” olan, bazı sorunları çözen karşılıklı yükümlülüğü içeren gizli bir anlaşma imzaladığını belirtti. Görüşmeler, Suriye topraklarında, Kürdistan yaratmakla ilgiliydi.
 
Buna göre, Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bu bağlamda, Türk yayın organı Aydınlık, “Macron, NATO’dan değil daha fazla Türkiye’den endişe duyuyor”, Suriye’de Avrupa ve Türkiye hakkında değil, Ankara ve Washington arasında koordine edilen bir politika olasılığından endişe ediyor ve o “NATO’yu Türkiye ve ABD’nin çıkarlarına hizmet etmekten korunması” çağrısında bulunuyor. Aynı zamanda, Paris ittifak üyesi olan Ankara’nın S-400’ü Rusya’dan satın aldığını ve Amerikalıların bu olayı yüksek sesle protesto etmelerine rağmen, anlaşmayı önlemek için çok az çaba sarf ettiklerini belirtti. Erdoğan ise Macron’un Orta Doğu’da Türkiye üzerinden oyun oynama niyetiyle ciddi bir şekilde sinirlendi. Yakın zamana kadar Fransa devlet başkanına kamu oyu içerisinde saldırmamayı tercih etti. Bu kez, Türkiye cumhurbaşkanı ya sinirlerini frenleyemedi ya da Londra’daki NATO zirvesinin arifesinde kasıtlı bir şekilde sözlerini ağırlaştırdı, Paris örneğini göstererek, Avrupa ülkelerinin Ankara’nın gereksinimlerini nasıl görmezden geldiğini ve NATO’nun görevlerini ihmal ettiğini göstermek için yeni bir entrika yarattı.   
 
Erdoğan, aynı zamanda herkesi “Avrupa’nın güvenliğinin, Türkiye devletinin güvenliğine bağlı olduğunu ve Fransız devlet başkanının sözlerinin, ABD ve diğer ittfak üyeleri üzerindeki etkisini zayıflatma girişimi” olduğu konusunda, sorunun yüzeysel bir biçimde anlaşılmasına bir örnek teşkil ettiği konusunda ikna etmeye çalışacak. Ve skandal patlak verdi. Fransa Dışişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın Macron hakkında söylemiş olduğu sözlerden dolayı Türk Büyükelçisini çağırdı ve bu sözlerin “Bir hakaret olduğunu” belirterek protesto etti. Ancak, olanlar olabileceği gibi oldu, Fransızlar, Suriye’nin Kuzeydoğusunda bulunan özel silahlı kuvvetlerini, İngilizler gibi geriye çekmek zorunda kaldı. ABD’nin desteği olmadan orada çalışmayı sürdüremediler.     
 
Aynı zamanda Erdoğan, herkesi "Avrupa’nın güvenliğinin Türkiye devletinin güvenliğine bağlı olduğunu ve Fransız liderin ifadelerinin ABD’nin ittifakın diğer ülkeleri üzerindeki etkisini zayıflatma girişimi" olduğu, sorunun yüzeysel bir şekilde anlaşılmasının bir örneği olduğu konusunda ikna etmeye çalışacak. Ve skandal yüzeye patladı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın Macron’a verdiği sözlerden sonra Büyükelçiyi aradı ve "bu bir hakaret" olarak protesto etti. Ancak, olabileceği gibi, Fransızlar özel kuvvetlerini kuzeydoğu Suriye'den, İngilizler gibi geri çekmek zorunda kaldı. ABD desteği olmadan orada çalışmaya devam edemediler.
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/2794371.html
 
www.abhazyam.com 
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Konuk Yazar Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.