RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 21 Mayıs 2017, Pazar 14:23:33 tarihnde eklendi. 267 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bugün 21 Mayıs!

21 MAYIS, SAHTE ANMALARINA KARŞIYIM!
Bugün 21 Mayıs!
21/05/2017. İstanbul. 21 Mayıs. Abhazyam.com. Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Değerli okurlar, bugün Büyük Kafkas Sürgününün 153. Yıldönümü. Özellikle bugün, Abhaz - Kafkas Diasporası çeşitli yerlerde Sürgünü anma törenleri düzenleyecek. Bu yıl Abhaz Diasporası her zaman olduğu gibi, Abhaz Sürgünlerinin Karadeniz sahiline çıktıkları Kefken’de anma töreni düzenleyecek. Bu törende, Abhazya Cumhuriyeti Abhaz Dram Tiyatrosu’da hazır bulunacak ve günün önemine ait bir oyun sunacaklar. 
 
Kefken’de düzenlenen anma törenleri, ilk olarak 23 Mayıs 1993 yılında gerçekleştirildi. O yıl, Abhazya – Gürcistan Savaşı yaşanıyordu ve Abhazya’dan Diasporanın savaşa destek vermesi ve Abhaz Diasporasının ata vatana dönme çağrısını yapmak üzere bir heyet gelmişti. 
 
Ben de, Kafkas – Abhazya Dayanışma Komitesi’nde(KADK) üyelik ve sekreterlik görevini yapıyordum. Heyet içerisinde, Avidzba Fenye, Smır Ruşbey Gojba Mirod (Abhazya Kurtuluş savaşında şehit düştü) ve Abhazya Kurtuluş Savaşı gönüllüleri, Ersin Özel, Muzaffer Yavuz bulunuyordu. 
 
Heyetin Türkiye gezisini, KADK adına yürüttüm ve gezi sırasında tutmuş olduğum notları, 2009 yılında “Türkiyedeki Abhazlar” adlı kitabımda yayınladım. Heyetin, 23 Mayıs 1993 Tarihinde, Kefken Sahiline ve Karaağaç Köyü’nde bulunan eski Abhaz Mezarlığındaki törenlerine katılması görevini üstlendim (İsteyen okurlar, bakabilir).
 
Smır Ruşbey’in 24. Yıldönümü törenlerine katılacağını duydum, İstanbul’da bulunuyorum ama çeşitli nedenlerden dolayı anma törenlerine katılamayacağım.  
 
Neyse, bizler bugünümüze gelelim, aslında Kefken haricinde düzenlenen tüm törenlerin amacının, anti Rus olduğu ve TC hükümetleri tarafından da destek gördüğü bilinmektedir. Yine, İstanbul’daki Rus Konsolosluğu önünde, İngiliz Ajan David Urquart tarafından çizilen çok yıldızlı Adıge Bayrağı’nın yanında, 23 Temmuz 1992 Tarihinde Abhaz Ressam – Yazar Valery Gamgia tarafından çizilen Abhazya Cumhuriyeti bayraklarını da alarak gidecek olan provokatörler bulunacak. 
 
Ancak, bu kışkırtıcılar, son yıllarda, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle vatanlarını terk eden insanların, TC Hükümeti tarafından göz yumularak, Ege denizinde nasıl yok edildiklerini görmeyecek. Osmanlı’nın Torunları olduklarını söyleyenlerin, aradan 154 yıl geçmesine rağmen, Karadeniz’deki köhne Osmanlı takalarında yaşamını yitiren Abhaz – Kafkas göçmenlerine de aynı kaderi yaşatmalarını yok varsayacak, varsa – yoksa Rus düşmanlığını körükleyecekler. TC Hükümeti de bu eylemlere göz yumacak.    
 
 
Ama, Abhazya Cumhuriyeti ve Abhaz Diasporası, Suhum’daki Muhacır Parkı ve Kefken’deki anmalarını, herhangi bir kışkırtıcı eyleme yol açmadan, vakur bir biçimde gerçekleştirecekler.
 
Değerli okurlar, sizleri daha fazla sıkmadan, 21 Mayıs 2014 yılında yazmış olduğum “21 Mayıs Üzerine Görüşler” adlı yazımın ilk bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.  (Yazının Tamamı için bknz: http://www.abhazyam.com/haber/4548/21-mayis-uzerine-gorus.html )
 
Saygılarımla.
 
Abhazyam.com Genel Yayın Sorumlusu
 
Fatih Atan  (A’tanba - Тванба)
 
***** 
      
21/05/2014. Değerli okuyucular, bugün 21 Mayıs, bugün Kuzey Kafkasya ata topraklarından göçe zorlanan Kafkasya halklarının trajik göçünün 150. Yıldönümü.

Ben’de Abhazya’nın Duripsh köyünden göç eden Atanba sülalesi mensubu Atanba Habic’ın Türkiye topraklarında doğan 3. Nesil mensubuyum. Ne mutlu bana ki, 4. Nesil olan kızım, yeniden ata topraklarında doğma şansına sahip oldu.

Evet, aradan 150 yıl geçti, Habic’ın oğlu Aziz, Osmanlı topraklarında, Aziz'in oğlu Ferit ve torunu Fatih Türkiye Cumhuriyeti topraklarında doğdu ancak tarihin en mutlu cilvelerinden birisi olarak kızım Hibla 1996 yılında Abhazya Cumhuriyeti başşehri Suhum’da doğdu. 

Ben yaşamım boyunca hiçbir zaman göç edenlerin ağıt yakmasını gerçekçi bulmadım. 

Ağıtı yakması gerekenlerin, gidenlerin ardından geride kalanlar tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine inandım. 

Doğru olanda budur! 

Büyük dedem Habic, şu veya bu nedenle toprağını terk etme kararını verdi, hem de en zor olan karayolunu seçerek göç etti. Yanında adamları ve hayvan sürüleri ile birlikte uzun bir yürüyüş gerçekleştirerek Duripsh’dan İzmit’in Hikmetiye köyüne geldi. (not: bu göç ve Anadolu’daki yaşam ile ilgili olarak bir kitap hazırlığı içerisindeyim)  

Ben onu sorgulayamam, ama onu bu kararı almaya iten nedenleri sorgularım, öğrenirim ve önüme bakarım.

Arkasından ağıt yakamam, çünkü Anadolu’ya göç etmiş ve bunun koşulları sonrasında bizler dünyaya gelmişiz.

Bu yüzden, bilincimin erdiği günden itibaren, göç edenlerin torunlarının ağıt yakmalarını “SAHTE GÖZYAŞLARI” olarak değerlendiriyorum.

Bugün bu “Sahte Gözyaşı” sahiplerinin birçoğu, hiçbir zaman yaşamayı düşünmedikleri topraklar için, atalarının göç etmesinde sorumlu tuttukları ve Rus Çarlığı’nın mirasçısı olduğuna inandıkları Rusya Federasyonu temsilcilikleri önünde ABD Yeşil dolarları ile desteklenen bol yeşil Adıge bayrakları ve aralarına serpiştirilmiş, Abhaz, Oset ve Çeçen bayrakları ile protesto gösterileri düzenleyecekler. 

Bugün için Diasporada yaşayanlar için ata topraklarında yaşamaları için hiçbir engel bulunmamaktadır. 

Sadece tek bir engel vardır, göç topraklarında yaşayanların 150 yıldır yaşamış oldukları topraklarda aldıkları kültür!

Bunu kim inkâr ediyorsa, bilin ki “Sahte Gözyaşı” sahibidir.

150 yıldır, yaşadıkları topraklarda hem din, hem kültür, hem siyaset, hem ekonomi anlamında ata topraklarından ayrı yaşayanlar, şimdi meydanlarda hiçbir zaman için yaşamayacakları ata toprakları için tek bir sorumluyu suçluyorlar.

Bunun ayrıntısına girmek istemiyorum, sadece Abhazları ilgilendiren kısmına kısaca değineceğim. 

Kendilerine Abhaz adını veren, Diaspora insanlarının bazıları Abhaz olmanın sadece Abhazca konuşmak olduğunu sanıyorlar, Abhaz gelenek ve göreneklerinin “Apsura”nın hangi dinsel kökenlerinin olduğunu görmek istemiyorlar.

Abhaz gelenek ve görenekleri “ÇOK TANRILI” gelenek ve görenekler tarafından belirlenmiştir. 

Bunun dışında ki ve özellikle 150 yıldır tek tanrılı “İSLAM”  dini gelenek ve göreneklerine göre yetişen ve yaklaşık 100 yıldır “Türk” kimliği ile yoğrulmuş bir nesil. 

Şimdi Rusya Federasyonundan hesap soruyor (!)

Diaspora Abhazları ve diğer Kuzey Kafkasya Diasporası halkları, Rus Çarlığının sorumluluğuna öncelik verirken, Büyük Britanya ile Osmanlı İmparatorluklarının sorumluluklarını görmezden geliyorlar. 

Hele, hele Abhaz, Adıge, Ubıh Diasporası ise, atalarının nerede ise tamamının, Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki, asillerin, paşa, bey ve imamların kandırmaları ile topraklarından sökülerek, Karadeniz’in azgın dalgalarında, Osmanlının köhne gemilerinde, Anadolu kıyılarında yaşamlarını yitirdiklerini unutmuşa benziyorlar.

Günümüze geldiğimizde, Abhaz Diasporası, özellikle Abhazya’nın bağımsızlığının Rusya Federasyonu tarafından tanınmış olduğu 2008 Tarihinden itibaren, anma törenlerini Kefken sahilinde ve eski Karaağaç Abhaz Mezarlığında yapıyor......

www.abhazyam.com 
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Fatih Atan Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.