RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 09 Nisan 2013, Salı 10:37:04 tarihnde eklendi. 1812 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Biz Size Nasıl İnanacağız?

T.C. DIŞİŞLERİ YETKİLİLERİNİN, YOK SAYDIĞI DİASPORAYI "SİZİNKİLER SENAKİ'YE GİRMİŞLER" DİYEREK TELAŞLA ARADIĞI GECEYİ HATIRLATMAK İSTERİM.
Biz Size Nasıl İnanacağız? Bediz   Korsheliya


09-04-2013. Günümüzde Abhaz-Gürcü sorunu diye adlandırılarak üstü örtülmeye,algılarda yanlış     yönlendirilmeye çalışılsa da  1992 yılında Gürcistan’ın Abhazya’ya saldırmış, yakıp yıkmış olduğu ,  hırsı mantığının önüne geçmemiş birçok Gürcünün de  kabul ettiği  bir gerçektir . 


Ve bu saldırı her açıdan orantısız bir güçle yapılmıştır.Bütün savaşlarda  olduğu  gibi   o savaşta  onarılamaz yaralar açmıştır,giden  canların hatırası yaşayanların hafızasında capcanlı durmaktadır. Savaşın hemen öncesinde ve savaş sırasında Gürcü yetkililerin yaptığı açıklamalar ayan beyan niyeti ortaya koymuştur;amaç soykırımdır ve bu amaç,fütursuzca,gizlemeye bile gerek duyulmadan söylenmiştir.Savaş sırasında  insanların yanı sıra tarihi izleri,belgeleri yok etme çabaları da bu amaçlarının eyleme dökülmesidir. 


Doğal olarak tüm Abhazlar  YURTLARINA YAPILAN SALDIRIYA BÜYÜK  ÖFKE DUYMUŞTUR , topraklarını-   ki toprağı bu halkın namusudur- korumak içinde  yok olmayı göze almıştır.Büyük önderimiz Viladislav Ardzınba ‘’Biz haklıyız, kazanacağız’’ derken halkının hissiyatını dile getirmiştir.  Abhaz halkı doğal hakkı olan egemenliğini  ve  vatanlarını savunmak için ağır bir bedel ödemiş,Abhazya üzerinde hiçbir hakka sahip olmayan saldırgan taraf ise  medeniyetin,insanlığın,adaletin sahibi olduğunu iddia edenlerce neredeyse ödüllendirilmiştir.


Bütün bu  haksızlıklara rağmen halkımız bugüne kadar   kültürlerinin Alamıs ilkesi çerçevesinde savaşta bile  sorumluluğuna müdrik davranmış, galip geldiği savaşta saldırıya uğrayan taraf olmasına rağmen ele geçirdikleri  Gürcü Devlet Başkanını  ülkesine  koruma altında teslim etmiş, saldırganlardan temizlediği topraklarının tarihi sınırlarının bir adım ötesine geçmemiştir ve  TÜRKİYE Cumhuriyeti yöneticileri de  bütün bunları gayet iyi bilmektedirler. Ancak unutulmuşsa Gürcistan’ın Osetya’ya ikinci saldırısında, bugün yok sayılmaya çalışılan diasporayı Dış İşleri yetkililerinin ‘Sizinkiler Senaki’ye girmişler’  diyerek telaşla aradığı geceyi hatırlatmak isterim.


Gürcü saldırısının ilk gününden itibaren infial içinde olmasına ,fena halde canı yanmasına rağmen  Abhaz diasporası da tarafı olduğu anavatanın savunması için her türlü özveride bulunurken sorumluluğuna müdrik davranmış,Türkiye’de  Abhaz ve Gürcülerin birlikte yaşadıkları bölgelerde  herhangi bir sorun yaşanmaması için büyük çaba sarfetmiştir.Bütün acılarımıza ve öfkemize   rağmen    vatandaşı olduğumuz ülkemizin   istikrarına  özen  gösterilmiştir,Ancak bugün Türkiye Cumhuriyeti ‘nin kendisini Gürcü diye tanımlayan  vatandaşları  Abhaz çocuklara  Gürcistan’dan  yapılan haksızlığa ortak olmuş,bu haksızlığa yönelik bir itirazları olmadığı gibi kendileri de  tam da 23 Nisan skandalı sırasında  devlet başkanlarını    davet ederek  sözde zaferlerini taçlandırmıştır.


Bütün bunlara karşı vatandaşı olduğumuz  devletimizin  tutumu    Gürcistan, Suriye,Afrikadaki vs.  insanların hakları ile ilgilenirken  ne yazık ki kendi vatandaşlarının haklarını  unutmak olmuştur. Bugün Abhaz çocuklara yapılan    daha önce  Abhazya Devlet Başkanına da  yapılmış, yazılı beyana rağmen Türkiye’ye  gelişi iptal edilmiştir.


Abhaz çocuklar daha önce 23 Nisan’a katılımış,TBMM,TC DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA   davet    edilirken  şimdi  neyin değiştiği anlaşılamamıştır. Abhazya ile Türkiye arasında, gündemi takip eden herkes çok iyi bilir ki bu tip sorunlara istendiği zaman uygun çözümler bulunabiliyor .Yapılabilecek birçok şey için Türkiye’nin Abhazya’yı (gayri ahlakiliğin meşrulaştırılması anlamına gelen konjonktür dışında hiçbir engel  de bulunmamasına rağmen) tanıması  falan da   gerekmiyor,hele kültürel  konularda hiç gerekmiyor.Ancak yapmak bir tarafa önce davet edip sonra davete aykırı davranılıyor ve verilen güvencelerden,sözlerden dönülmesi de ilk kez olmuyor.


Gürcistan’ın bu denli şımartılmasının özel bir nedeni olabilir ancak  Abhazya ve  Abhazlar  ne bu şımartmanın  ne de uluslar arası ilişkilerin bir nesnesi olabilir.Abhaz çocuklar hiç olamaz.Abhaz çocuklar dünyanın her tarafına ülkelerini temsilen gidiyor ama dünya çocuklarının bayramı olan 23 Nisan’a davet edildikleri halde gelemiyorsa ya bu bayram dünya çocuklarının bayramı değil ya da Abhazya bu dünyada değil. Daha önce bu davranışların altında kasıt aramayan bizleri, bu davranışların  kasıtlı olmadığına artık kimse  inandıramaz


Saldırmazlık anlaşması imzalamayarak savaşta olduğunu beyan eden  Gürcistan’a verilen  sınırsız  siyasi  desteğin yanı sıra, sınırsız askeri  destek ve tavizlerle    Gürcistan’ın hayalperest  yöneticilerinin  yeni macera hevesleri  Türkiye tarafından  beslenirken daha önce de yaşadığımız bu tip yanıltmaların tek nedeni olabilir: yok sayılmayı kanıtsatmak,kabullendirmek yani diasporayı onursuzlaştırarak pasifize etmek.Bu beklenti için de olanlar halkımızın sosyolojisini zerre kadar bilmiyorlar demektir,onlara bir tek şey söylemek isterim:varız,kabullenmeyiz,asla onursuzlaşmayız.


Ve  tek bir soru :Biz size nasıl inanacağız?


www.abhazyam.com

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Bediz Tantekin Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.