RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 26 Mart 2012, Pazartesi 23:04:09 tarihnde eklendi. 859 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Zaur Karaev

Abhazya’daki Türk Sahili
Zaur Karaev TÜRKİYE, ABHAZYA VE RUSYA ARASINDA Kİ ASKERİ-POLİTİK BİRLİĞİ’NDEN EKONOMİK KAZANÇ ELDE EDEBİLİR.

Zaur Karaev

26/03/2012. Türkiye Devleti’nin, son yıllarda Müslüman ülkeler üzerinde etkisi bulunuyor ve sürekli olarak büyüyor. Türkiye bölgenin güçlü devleti olma hissini reddetmiyor ve İslam dünyasında lider olma yolunda hızla ilerliyor.


Bu sürecin bir parçası olarak Türkiye’nin Kuzey – Güney Kafkasya’da ki ilişkileri de güçlenmektedir. Doğal olarak hangi koşullar Türkiye’nin bu bölgede güçlenmesine yol açabilir. Örneğin, eski Türk Dış Politikalarını yeniden güçlendirme çalışmaları az da olsa başladı ancak Abhazya’da büyük ekonomik yatırımlar gerçekleştirilmesi gerekmektedir.


Rakip


Abhazya’da uzun zamandan beri Türkiye ile olan ilişkilerin Rusya ile olduğu gibi geliştirilmesi konuları konuşuluyor. Birincisi, bağımsızlığın kazanılmasında fiili olarak destek sağlayacaktır, ikincisi bugüne kadar bağımsızlığı tanımamış olarak bulunuyor. Eski Başbakan Sergey Şamba defalarca, yabancı yatırımların getirilmesinin temel amacını açıklarken “Ülkemizde yatırım yapmak isteyen Rus ve Türk şirketleri bulunmaktadır, biz onları inceliyoruz” vurgulamasında bulunmuştu.


Elbette ki, Türk yatırımcılar için yapılan bu tür açıklamalar, Rus tarafını ciddi olarak itmek anlamına gelmiyor. Ancak, bu çağrıya sıradan yatırımcılar değil tarihsel olarak Abhazya’ya bağlı olan Türkiyeli yatırımcılar yanıt veriyor.


Bazı Türk gazetecilerin görüşlerine göre, bunların arasında bulunan Orhan Atalık’da dahil olmak üzere, 2011 yılı ortalarına kadar Rusya’nın Abhazya’da Tekel oluşturduğunu, ancak şimdi Türkiye’nin bu tek yönlülüğü büyük ölçüde dengelemeye başladığını belirtiyorlar. Bunun neden olduğunu anlamak gerekir, nedenleri hakkında konuşulmalıdır.


Birincisi, Abhazlar, özellikle MediumOrient gibi birçok haber ajansının bildirdiğine göre Rusların vesayeti altında bulunmaktan yoruldular. İkincisi, Türkiye’de etnik olarak Abhaz olan büyük bir çoğunluk yaşıyor. Çeşitli verilere göre 400 – 800 Bin arasında olduğu söyleniyor.


Abhazya’da ise kendisini Abhaz sayan bu etnik gruptan 200 Bin’in biraz üzerinde insan yaşıyor. Buna bağlı olarak Abhazya yetkilileri, başka ülkelerde yaşayan Abhaz çoğunluğuna, asimile ortamında bulunmalarına rağmen vatandaş olma hakkını veren yasayı onayladılar.


Üçüncüsü, Abhaz – Türk ilişkilerinin gelişmesi, Türkiye’nin Gürcistan’a karşı somut bir etki yaramasını sağlar. Örneğin, Gürcistan’ın Abhazya karasularında uygulamış olduğu ambargonun kaldırılması. Taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda Gürcistan’ın Türk gemilerinin Abhazya limanlarına gitmelerine kısmi olarak izin verdiğini hatırlayalım. Bu tür “Saygı” çok az ülkeye gösteriliyor. Rusya’da bunu güç kullanarak aldı.


Ekonomik Ortak


Abhaz ekonomist Beslan Barateliya “Abhazya Cumhuriyeti’nin ekonomisine Rusya’nın aktif “Müdahalesi” öncesinde Abhazya bütçesini %30 oranında Türk parasının oluşturduğunu unutulmamalıdır” diye değerlendirmektedir. 2008 Ağustos savaşı sonrasında bu oran %14’e düşmüştür.


Ama zaman içerisinde, Abhazya ve Türkiye arasında ki yapılan ticaretin ithalat – ihracat veri oranları ekonomik ilişkilerin kapalı bir sistem içerisinde yürüdüğünü kanıtladı. Onlara göre, ülke içerisine ithal ürünlerin %60’ı Türkiye’den geliyor. Ayrıca Abhazya ihracatının %45’ini Türkiye oluşturmaktadır.


Türkiye Ekonomik Politikalar Merkezi Uzmanı Argun Başkan, Türkiye’nin Sochi olimpiyatları inşaatında çalışmalarını sürdürdüğünü, Abhazya’nın çeşitli inşaat projelerinde önemli roller oynayabileceğini savunuyor. Ayrıca Abhazya’daki otel işlerinin birçoğu Türk yatırımcılara ait bulunuyor.


Tkvarchal Bölge bütçesinin tamamı Türk Kömür Şirketi Tamsaş’tan elde edilen vergiden oluşuyor. Barateliya’ya göre, bölge de bir bütün olarak Türk Firmasının ekonomik önemi yoğunlaşacak ve gelecekte Türkiye, Rusya önünde Abhazya’da gerçek bir rakip olacak.


Diğer Değerlendirmeler


Karşı görüşlerde ortaya çıkıyor. Örneğin bazı uzmanlar “Türklerin ekonomiye fazla bir etkisinin olamayacağına” inanıyorlar. Onlar bu ilişkilerin temelinde kaçakçılığın olduğu görüşündeler:


“Bugün için Abhazya – Türkiye ekonomik ilişkileri “uluslar arası yasalar” nezdinde kaçakçılık olarak nitelendirilmekteler. Ticaret gemileri yasal değil, vergi ve harçlar olmadan, Abhazya’dan Türkiye’ye hurda, orman ürünü, kömür gidiyor ve karşıdan ise çimento, inşaat malzemeleri, tüketim ürünleri geliyor.”


Türkiye ile Abhazya arasında ki etkileşim sadece ekonomik alanda bulunmuyor. Türk tarafı dış politikalarını eğitim projeleri anlamında da uyguluyor. Örneğin, Abhazya’nın ünlü okullarından birisi olan (şu anda kapalı) Başaran kolej türk işadamları tarafından kurulmuştur. (Fettullah Gülen Cemaati Okullarından – Fatih Atan) Mezunların çoğu Türkiye’de öğrenimlerini sürdürdüler.


Kolejin kapatılması, bazı Abhazlar tarafından hoşnutsuzlukla karşılandı. Bu kapatma işleminin “Moskova’nın Emri” ile yapıldığına inanıyorlar ve bu Abhazya’nın işlerine dışarıdan karışılması anlamına geliyor.


Ayrıca Abhazya’da toplum arasında geniş çapta, Türk desteği ile birkaç cami yapılacağı tartışılıyor. Dünya’da bulunan Abhazların çoğunluğunun sadece Sünni İslam olduğu da not edilmelidir. Ve burada ilk ve en önemli olgunun “Türkiyeli” Abhazlar olduğudur. Abhazya içerisinde bulunan Müslüman-Abhaz, nüfusun oldukça küçük bir parçasını oluşturuyor. Bu neden dolayıdır ki, Müslümanlar için sadece ibadethaneler bulunuyor.


Dünya Abhaz – Abazin Kongresi genel sekreteri Gennady Alamia “Bu tür Türk müdahaleleri, Abhaz toplumu içerisinde farklı biçimlerde gözlemleniyor.  Eski kuşak ve hükümet yönetimi genel olarak tamamen Rusya’dan yanalar. Orta yaş ve genç nüfus ise Abhazya’dan göç edenleri topraklarına kabul eden Türkiye ile olan yakınlaşmaya karşı değiller” vurgulamasında bulundu.


Öyle ya da böyle, bugün için Türkiye’nin Orta Doğu’da Rusya’dan etki oranına göre daha üstün olduğu ortadadır. O eski Sovyetler Birliği toprakları üzerinde ki inşaat çalışmalarında başarısız sayılmaz. Kanıtı ise, Türkiye’nin Gürcistan ve Azerbaycan’da ki etkilerini arttırması ve ayrıca son zamanlarda Abhazya’da.


Çeviri: Fatih Atan (A’tanba) 

  
Kaynak: http://abhaz-uzel.ru/index.php?option=com_content&view=article&id=1541:turetskij-bereg-abkhazii&catid=84&Itemid=487
 

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Konuk Yazar Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.