HOLLYWOOD, “SAVAŞIN BEŞ GÜNÜ” (5 DAYS OF WAR) FİLMİ İLE MİHAİL SAAKAŞVİLİ’YE DESTEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR.

Fatih Atan (A’tanba)
18/03/2012. Değerli okuyucular, bugünkü yazımda sizlere, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin Ayrılıkçı (!) Güney Osetya’yı topraklarına katmak için başlatmış olduğu ve Binbeşyüz’ün üzerinde Oset Sivil insanının yaşamını yitirdiği “08Ağustos – 2008 Güney Osetya Savaşı”nı konu eden “Savaşın Beş Günü” (5 DAYS OF WAR) filminden söz edeceğim.
Abhazyam.com’da 4 Ocak 2011 Tarihinde Hollwood Film Yönetmeni Renny Martin’in Ağustos 2008 Savaşını anlatacak olan “Savaşın Beş Günü” (5 Days of August) Filmi hakkında sizleri bilgilendirmiştik. (Bknz:
http://www.abhazyam.com/haber/1488/agustos-2008-savasi-film-oluyor.html )
Film hakkında verilen ön bilgide ana temanın savaş karşıtlığı olacağı, ne anti - Rus, ne anti – Gürcü ne de anti – ABD özelliği taşıyacağı belirtildi.
2008 Ağustos savaşını o tarihlerde sizlere gün ve saat olarak Abhazyam.com’da iletmeye çalıştım. Türk Basın – Yayın Organlarına yazı ve haberler gönderdim. Değerli gazeteci, Abhazya Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan savaşın gerçeklerini dünyaya duyuran Nazım Alpman, 5 Ağustos 2008 Tarihinde göndermiş olduğum uyarı yazısını okurlara “Kafkasya Çığlığı” adı ile duyurmuştu. (Bknz:
http://www.abhazyam.com/kose-yazisi/209/kafkasya-cigligi.html )
Ağustos 2008 savaşı ile ilgili olan ve Rusya Federasyonu’nun Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıma kararını almasına kadar geçen süreci, dünya basın yayın organlarında yayınlanan yazıları derleyerek “8 Ağustos 2008 Güney Osetya Katliamı” adı altında sizlerle buluşturdum.
Bilindiği üzere Güney Osetya Savaşı, içerisinde Türkiye Basın – Yayın Organları olmak üzere tüm Batı dünyasında Rusya’nın Gürcü halkına karşı uygulamış olduğu vahşet (!) olarak duyuruldu.
Bugün bile batı toplumunun önemli bir kesimi, Türkiye toplumu da dahil olmak üzere hala bu propagandaların etkisi altında bulunuyor.
Batı dünyasının elde etmek istediği ulus ve devletlerin üzerine hangi tür kabuslarla çöktüğünün örneklerini Vietnam, Latin Amerika Ülkeleri, Irak, Afganistan ve son dönemde de “Arap Baharı” adı altında Ortadoğu ülkeleri üzerinde görüyoruz.
En son örneğini Suriye ve bu ülke üzerinde taraflı propaganda eylemlerinde görüyoruz, basın – yayın organları bu ülkeye yapılacak olan askeri müdahale öncesinde ülke toplumlarının hazırlanmasında ne tür roller üstlendiğini günümüzde canlı olarak izliyoruz.
Irak ve Libya müdahalelerinin tazeliği, özellikle Libya müdahalesi öncesinde Adıge Diasporası’nın sözcülüğünü yaptığını belirten sözde internet sitelerinde Muammer Kaddafi’nin linç edilmesine kadar varan savaşa nasıl müdahale çığırtkanlığı yapıldığını hep birlikte gördük.
Bugün, Suriye’de yaşayan Adıge Diasporası hakkında da benzer çığırtkanlıkların yapıldığını hep birlikte görüyor ve yaşıyoruz.
Neyse, ben sizleri yeniden 2008 Güney Osetya Savaşına getireyim ve günümüzde ki kirli basın – yayın savaşının o günlerden günümüze kadar hangi evrelerden geçtiğini ve bitmediğinin en güzel örneklerinden birisini sizler ile buluşturayım.
O dönemde özellikle Türk televizyonları da dahil olmak üzere tüm batı tv organlarında Rus Ordusu’nun Gürcistan’ı işgal ettiğini ve sivil insanları katlettiğinin propagandasını yapıyordu. Ancak bu verilen görüntülerin gerçekleri yansıtmadığını o tarihlerde Türkiye yayın yaşamında tek olarak Abhazyam.com günlük yayınında zor koşullar altında sürdürüyordu.
Abhazyam.com’un bu ısrarlı yazıları sonucunda bazı önemli basın – yayın organları Abhazyam.com’u arayarak yayınlarımızdan yararlanmak istediklerini belirttiler. Bizlerde tabii ki kaynak belirterek yararlanabileceklerini kendilerine ilettik.
ABD’de ve Avrupa ülkelerinde Gürcistan’ın savaşta ki rolünü sorgulayan yayınlar yapılmaya ve yazılar yazılmaya başladı. ABD’de bir televizyon programında anti Rusya propagandası yapmak amacı ile canlı yayına getirilen bir Oset kızı ve teyzesinin, kendilerinin Tsinval’de bulunduklarını ve asıl saldırının Gürcistan askeri kuvvetleri tarafından yapıldığını anlatması üzerine yayının nasıl durdurulduğunu hep birlikte gördük.
Vietnam savaşı, Irak savaşı, Libya savaşı örneklerinde görmüş olduğumuz ve günümüzde de yaşanan bu propaganda savaşına Hollywood’da katıldı.
Yazımın başında Renny Martin’in yönetmenliğinde Gürcistan ve Hollywood Stüdyolarında çekilen, Andy Garcia’nın Saakaşvili rolünü üstlendiği “Savaşın Beş Günü” filmi, ABD ve Avrupa ülkelerinde gösterime girdi, yakında Türkiye’de de girebilir.
Filmin videosunu Londra’da yaşayan yeğenim, sevgili Hala Kızı Güliz’den göndermesini istemiştim. Dün akşam film elime geçti ve hemen izledim. Kendisine göstermiş olduğu bu ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. (İnternet ortamında da bulunabilir)
Film, Irak Savaşı’nda yetiştirilen “Gürcü Rambo”ların ABD’li gazetecileri Iraklı teröristlerden (!) kurtarması ile başlıyor. Olaya dramatik görüntü vermek için bir kadın gazeteci Iraklı teröristler (!) tarafından öldürülüyor. Gürcü Rambo, ABD’li gazeteciye kolyesini hediye ediyor. (Irak Savaşında 2000 Gürcü askeri görev aldı ve Güney Osetya savaşında görev almaları için ABD’liler tarafından özel olarak eğitildi)
ABD’li gazeteci, bu olaydan 1 yıl sonra Güney Osetya olayları başlayınca, gelişmeleri izlemek amacı ile 8 Ağustos öncesinde gazeteci arkadaşları ile birlikte Tiflis’e gidiyor.
Artık, filmin bundan sonrası tamamen, Saakaşvili’nin aklanması, Mihail Saakaşvili’nin ABD’li Danışmanı ile olan görüşmeleri, savaşın Rus’ların provokasyonu ile başlatılması, Saakaşvili’nin bu provokasyonlara karşı askeri güçlerini kullanmaması görüntüleri ile sahneleniyor.
Tsinval çevresinde Ruslar tarafından inşa edilen askeri havaalanından (!) havalanan helikopter ve savaş uçaklarının, Gori Şehrini, Gürcü köylerini bombalaması (!) (Aslında, Gori yakınlarında özellikle Türk müteahhitler tarafından Gürcistan Silahlı Kuvvetleri için Marneuli askeri havaalanı inşa edilmişti ki bu havaalanı inşaatı sırasında Abhaz ve Kabardey Diasporasından tanınmış ideologlarda (!) bulunuyordu ) , Gürcü sivillerin Oset Milisler ve gönüllüler tarafından öldürülmesi, vb. birçok vahşet görüntüsü, Gürcü Rambo’ların kahramanca (!) mücadelesi ile süsleniyor.
Tsinval’de yaşanan katliamdan sadece Rusya Yöneticilerinin iddiası olarak bahsediliyor.
Aslında yaşanan vahşetin, katliamın ve yağmanın Rus Ordusu tarafından değil de Oset Milisler ve Kuzey Kafkasya’dan gelen gönüllüler tarafından yapıldığı da bir biçimde vurgulanmak isteniyor.
Tabii ki, filmin içerisine her Hollywood filminde olduğu gibi aşk konusunun işlenmesi de ihmal edilmiyor.
Mihail Saakaşvili’nin 12 Ağustos 2008’de Parlamento Meydanında, yanına Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski, Estonya Devlet Başkanı Toomas Hendrik Ilves, Litvanya Devlet Başkanı Valdas Adamkus, Letonya Devlet Başkanı Valdis Zatlers, Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko’yu alarak “kahraman” ve “mağdur lider” edası ile Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’da ki işgalini çekmesini isteyen meşhur konuşması ile film görevini yerine getiriyor.
Film, ABD’li gazetecilerin zor koşullar altında katliam (!) görüntülerini İnsan Hakları Örgütü’ne ulaştırarak Rus vahşetinin (!) tüm dünya tarafından görünmesinin sağlanması ile sona eriyor.
Sevgili okuyucular, günümüz koşullarında, savaşlar sadece askeri alanlarda verilmiyor, sanal dünya da ki propaganda savaşları çok önemli roller üstleniyor. Yukarıda sizlere anlatmaya çalıştığım “Savaşın Beş Günü” (5 DAYS OF WAR) bunlardan sadece tek bir örneğidir.
Bir sonraki yazı da sizlere “Jamestown Yurtseverleri”nin Gürcistan Devleti Yönetimi ile birlikte yapmış oldukları propaganda çalışmalarından söz edeceğim.
www.abhazyam.com