ABHAZYA CUMHURİYETİ ALEKSANDR ANKVAB İLE DOĞRU YOLDA İLERLEYECEK.

Fatih Atan (A'tanba)
10/10/2011. Değerli okuyucular, 28 Eylül - 05 Ekim 2011 Tarihleri arasında "Ayayra Zafer Bayramı"nın 18. Yıl Kutlama şenliklerine katılmak amacı ile Abhazya Cumhuriyeti’nde bulundum.
Siyasal yorumlarımı 2. yazıya bırakacağım. Bugünkü yazımda gözlemlerimi belirteceğim. ,
Öncelikle Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında daha önceleri var olan vize konusunun en azından 1 aylık bir süre için ortadan kalkması Abhazya'ya giden bizler için hem maddi hem de manevi anlamda ki kayıplarımızı ortadan kaldırmış olduğu için sevindirici bir olaydır.
Ancak T.C. tarafından, "Deli Dumrul"un kuru dere yatağı üzerine kurduğu köprüden insanları geçmeye zorlaması ve onlardan da "Geçiş Harcı" alması gibi” alınan 15 Tl. Tutarında ki "Yurt Dışı Çıkış Harç Pulu"nun ne anlama geldiğini hala anlayabilmiş değilim.
Sochı Havaalanının yeni terminal binasında çeşitli eksikliklerine rağmen eski terminale göre ciddi yeni değişimleri gördüm. Pasaport ve gümrük kontrolleri hızlı bir biçimde (eskisine göre) sürdürülüyor. Abhazya'ya gideceklerin mutlaka transit geçiş belgelerini doldurmaları gerekiyor. Ancak Sochi Havaalanı'nın bu yapısı ile 2014 Sochi Kış Olimpiyatları için yetersiz olacağına inanıyorum. Yoğun uçak iniş - kalkışlarında ciddi sorunlar yaşanacaktır. Birde pistin oldukça kısa olması önemli bir sorun olarak varlığını sürdürüyor.
Otoban inşaatının bitmemiş olması ve dolambaçlı giriş - çıkışlar ile Abhazya - Rusya arasındaki Psou Sınır Kapısına geldik. Araçlardan inilerek bavul ve yükler ile sınırda yürüme sorunu ortadan kalkmamasına rağmen eskisi gibi gümrük görevlileri sorun yaratmadılar ve hızlı bir biçimde Abhazya'ya giriş yaptık. Abhazya'ya girişlerde, bizler gibi Abhazya Cumhuriyeti Vatandaşı olanların dışında gelenlerin mutlaka Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Temsilciliği tarafından verilen 25 $ Tutarında ki vizelerini almaları gerekiyor.
Sınır kapısında dinlenme salonlarının yenilenmesi, görevlilerin insanlara geçmiş dönemlere nazaran nazik davranması olumlu gelişmeler, ancak özellikle ticari mal geçişleri, 2014 Kış Olimpiyatları da göz önüne alınırsa insan - mal geçişlerinin yoğunlaşacağı bir ortamda bugün için var olan alt yapı yetersiz kalacaktır. Yeni sınır köprüsü ve sınır geçiş noktalarının açılması gerekiyor.
Özellikle Suhum Havaalanı'nın ve Suhum Limanı Gümrük Girişlerinin açılması sorunların azalmasında ciddi katkı yapacaktır.
Adler Havaalanı'ndan Abhazya'ya giriş yapacak olanların geçici bir süre için Rus Sınır Muhafızları denetiminde Psou sınırına kadar getirilmesi ve geçişlerinin sağlanması sınırda yığılmayı büyük oranda ortadan kaldıracaktır. Bu sorunun çözümünde Abhazya ve Rusya Federasyonu yetkilileri görüşmek durumundadırlar.
Abhazya sınırından girişte ve Suhum'a kadar ana yol üzerinde daha önceki koşullara göre ciddi bir biçimde onarım yapılmış olduğunu gördüm, ayrıca yol boyunca trafik denetimlerinin yoğunlaştırıldığını da gördüm. Ancak yine de özellikle okuldan başlayan trafik eğitimi ile genç kesimin trafik kazalarında ki yitiminin engellenmesi gerekiyor. Özellikle, Abhazya'da bulunduğum süre içerisinde ölümlü kazalar dahil olmak üzere en az dört kaza gördüm.
Ana yol boyunca reklam panolarının yoğunluğu ve binalarda onarım çalışmalarının sürmesi, özellikle Suhum'a giriş yolu boyunca 1992 - 1993 Kurtuluş Savaşının simgesi olarak duran harap binaların onarılmaya başlanması, özellikle turizm sektörü açısından önümüzdeki süreçte olumlu sonuçlar doğuracaktır.
Gagra, Pitsunda, Gudauta, Suhum, Oçamçıra Bölgelerinde yeni mağazaların açılmış olması, Rusneft tarafından modern koşullarda inşa edilen benzin istasyonları, Rusya Bankalarının şubelerinin bulunması, dünyanın her yeri ile telefon ve internet bağlantılarının sağlanması, binalarda elektrik, su, kanalizasyon şebekelerinin, çatıların onarılması çok önemli gelişmeler.
Şehir içlerinde geceleri sokak lambalarının yanması, şehir merkezlerinin ışıklandırılması, lokanta ve eğlence merkezlerinin açılması, (Özellikle Türkiye'den gelenlerin Suhum'da Bedia Aycan tarafından açılan 'Atsha' Lokantasında Türkiye usulü yemekleri yiyebilirsiniz) kültür - sanat çalışmalarının yoğunlaşması vb çalışmalar Abhazya'da gelir düzeyinin yükselmekte olduğunu bizlere göstermektedir.
Dini gereksinimlerini ibadethanelerde yerine getirmek isteyenler için Kilise, Cami gibi ibadethaneler de bulunmaktadır. Özellikle İslami kesim için Suhum ve Gudauta'da mütevazı ölçülerde, Müslümanların her türlü ibadetlerini yerine getirebilecekleri Cami'lerde bulunmaktadır. (Ben özellikle T.C. Diyanet İşleri aracılığı ile Abhazya'da Cami yapılması için uğraşanlara Suhum'da ki Cami'nin cemaat olarak hala doldurulamadığını hatırlatmak isterim)
28 Eylül günü sabahı KADK ve Abhaz – Fed Delegeleri otellerine yerleştiler, ben de yol yorgunluğunu gidermek için evimde dinlenmeye çekildim.
29 Eylül günü KADK ve Abhaz – Fed Heyetleri ile birlikte Demografya Başkanı Zurab Adleyba’yı ziyarete gidildi.
Ancak Demografya giriş kapısında, yazmış olduğum yazılarımdan dolayı tepkisini farklı biçimde göstermek isteyen bir kardeşim tarafından sözlü saldırı ve tehdide maruz kaldım. Bu tür olayları daha önceden de yaşadığım için gerekli konuşmamı yaptım, bu olayı da arkadaşımızın gençliğine verdim. Kendisi hareketinden dolayı özür dilerse benim için kapanır (Tepki gösterdiği yazımda kendi adından söz etmemiş olmama rağmen, üzerine alınması onun açışından bir eksiklik. Konu hakkında tarafıma gelen bir eleştiriye verdiğim yanıtı kendisine de göndermiştim. Buna rağmen tepki göstermesi, onun siyasal eksikliğini gösteriyor. İleride bu eksiklilerini tamamlar.)
Zurab Adleyba ile yapılan toplantı ciddi konular üzerinde ki görüşmeler ile geçti. Konu hakkındaki yorumumu 2. yazıya bırakacağım.
Toplantı sonrasında KADK Tarafından Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab ile yapılan toplantıya davet edildim. Toplantıda Abhaz Diasporası ve Kuruluşları hakkında ciddi görüşmeler yapıldı. Bu konuda da ki yorumlarda 2. yazıda olacak.
KADK Heyeti tarafından Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab’a verilen hediyelerin dışında yazmış olduğum “Türkiye’deki Abhazla”, “KADK Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993) “, “Güney Osetya Katliamı 8 Ağustos 2008” adlı kitaplarımı imzalayarak kendisine sundum.
Abhaz – Fed Yönetimi’de Aleksandr Ankvab ile görüşmede bulundu ancak kendileri tarafından davet edilmediğim için görüşmeye katılamadım. Dönüşte kendilerine KADK tarafından basın olarak davet edildim, ancak sizler davet etse idiniz sizler ile de katılırdım dedim. Benim bu yaklaşımım Abhaz – Fed Başkan ve Üyeleri tarafından sessizlik ile karşılandı.
30 Eylül “Ayayra” Törenlerine yoğun yağış altında KADK ve Abhaz – Fed Heyetleri ile birlikte katıldık. Gerçekten insanın “İliklerine Kadar Islandım” dediği bir ortam içerisinde binlerce insan “Kahramanlık Anıtı” önünde saygı duruşunda bulundular. Bizlerde yoğun yağıştan nasibimizi aldık.
Tören
www.apsua.tv tarafından naklen yayınlandı. TRT’den gelen basın gurubu’da TRTTurk’den naklen yayın yaptı. Bren de tören sonrasında İMC Tv’de program yapan Gazeteci Nazım Alpman’a “Nazım Alpman ile Gün Başlıyor” Programında canlı telefon bağlantısında bulunarak, (TSİ 11:00) törendeki gelişmeleri anlattım ve tüm Abhaz Diasporası’nın bayramını kutladım.
Tören sonrası günlerde KADK ve Abhaz – Fed Heyetleri, Vladislav Ardzınba’nın Anıt Mezarı ve Flarmoni’de düzenlenen konser programlarına katıldılar. Vladislav Ardzınba’nın Mezarını ziyaret programından haberim olmadığı için katılamadım.
KADK Heyeti’nin daveti ile Abhazya Cumhuriyeti’nin 2. Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ın Cigerde Köyü’nde bulunan mezarını ziyaret ettim. Sergey Bagapş’ın dul eşi Marina Shoniya’ya başsağlığı dileklerimi ilettim.
Daha sonra KADK Heyeti ile birlikte Abhazya Cumhuriyeti’nin 1. Devlet Başkanı Vladislav Ardzınba’nın dul eşi Svetlana Jergeniya’nın doğum günü davetine katıldım. Kendisine kitaplarımı hediye ettim. Burada benim Abhazya’da bulunmamın ana nedenlerinden birisi olan Avıdzba Fenye ile karşılaştım. (Bknz: Türkiye’deki Abhazlar kitabı) Artık muhalefet dönemini bırakmalarını Hadjimba ekibi olarak Aleksandr Ankvab’ın çalışmalarına destek vermeleri gerektiğini belittim. Ve birlikte Abhazya’yı ilerilere götürebileceklerinin mümkün olduğunu vurguladım. O da benim doğruları belirttiğimi söyledi.
Bakalım söylediklerim gerçekleşebilecek mi? Bekleyip göreceğiz.
4 Ekim’de Apsnypress Haber Ajansı’nı ziyaret ettim ve Abhazyam.com ile Apsnypress arasında bilgi alışverişinde bulunduk. Tabii ki kitaplarımı onlara da kediye ettim. Apsnypress. Aynı gün konu hakkında haber yaparak izleyicilere sundu. (Bknz:
http://apsnypress.info/news/4387.html )
Aslında zaman darlığı nedeni ile AbhazyaYazarlar Birliği’ne yapmak istediğim gezi dahil olmak üzere bazı ziyaretlerimi gerçekleştiremedim. İleriki süreçlerde bunu tamamlarım.
Bu arada, tabii ki Abhazya’da bulunan Tanaa, (Tvanba) Sülalesinden akrabalarım ile de buluştum. Abhazya İnşaat Şirketi Sorumlusu Ruslan Tvanba, rahatsız olduğu için hastanede ziyaretine giderek acil şifalar diledim. (Kendisi özellikle Kahramanlık Anıtı, Devlet Flarmoni Binası, Abhaz Dram Tiyatrosu ve Aslanlı Havuzu, Devlet Müzesi, Suhum Devlet Hastanesi vb. birçok binanın onarımını üstlenmiş ve başarı ile sonuçlandırmıştır)
Abhazya Cumhuriyeti En Üst Kahramanlık Nişanı sahibi olan “Abhazya Kahramanı” Viktor Tvanba ile buluştum. Birlikte yine savaş kahramanı olan bir arkadaşının 60. Yaş günü kutlamasına katıldım. Ve o toplantı da görmüş olduğum insanların tamamına yakını kadınlı – erkekli savaş kahramanları ve savaşçılardı, onların yüzlerinde ki coşkuyu ve sözlerinde ki kesin ifadeleri görünce Abhaz insanının savaşı nasıl kazandığını net olarak gördüm.
Abhazya hakkında yorum yapmak ve fikir yürütmek isteyenlerin, özellikle bu tür toplantılara sıkça katılmalarını öneririm. Bu atmosferi göremeyenler ve onlarla o sıcak ortamı yaşayamayanlar yapacakları açıklamalarda eksik kalacaklardır.
Abhazya Cumhuriyeti’nin Gürcistan’a katılabileceğini, Abhazya’yı ter eden Gürcülerin geriye dönebileceğini düşünenlere şimdiden açık ve net olarak söyleyeyim ki, 1992 – 1993 Savaşı öncesinde Abhazya Gürcistan’dır Mitinglerine katılan, savaş sırasında komşularını öldüren ve evlerini yağmalayanların, uluslar arası insanlık suçu işleyenlerin geriye dönebileceklerini düşünmek hayaldir.
Bu görüşüme inanmayanlar Abhazyam.com’un video bölümündeki 1992 -1993 Abhazya Kurtuluş Savaşı’nın dünya televizyonlarında yayınlanan görüntülerini iyi izlesinler.
Son olarak 4 Ekim’de Viktor Tvanba ile birlikte Gudauta’da 78 yaşında yaşamını yitiren amcamız Muşni Tvanba’nın cenaze törenine katıldım. Abhaz Cenazelerini bilmeyenler için geniş bir yazı konusu olabilecek bir manzara içerisinde Abhazya’da bulunan Tanaa’lara Türkiyeli bir Tanaa olarak katıldım ve Muşni Tvanba’nın ailesine başsağlığı dileklerimi ilettim.
Tanaa’ların (Tvanba) sayısının Abhazya’da ne kadar kalabalık olduğunu da net olarak orada gördüm. Gerçi 1994 Mayıs’ında yapılan Evlilik Törenimde de görmüştüm ama 4 Ekim 2011’de ki Tanaa’lar gözüme daha kalabalık göründü.
Evet, değerli okuyucular sizlerin kafanızı çok fazla karıştırmadan 30 Eylül Ayayra Töreni için Abhazya’ya yapmış olduğum gezi hakkında ki görüşlerimi sizler ile paylaştım.
Benim için Abhazya’nın geleceği konusunda herhangi bir endişem bulunmamaktadır. Elimden geldiğince Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab’ın yapacağı çalışmalara her türlü desteği vereceğimi belirtmek isterim.
Tabii ki çalışmalarda eksik ve hata gördüğümüzde eleştiri hakkımızın saklı olduğunu da vurgulamak isterim.
Aleksandr Ankvab dönemi, Abhazya Cumhuriyeti Devleti’nin tüm bünyeleri ile uluslar arası hukuk ve insan hakları ölçüsünü en üst düzeye çıkartılacağı bir dönem olacaktır. Abhazya Cumhuriyeti’nin Uluslararası arenada bağımsızlığının tanınacağı ve tanıtılacağı önemli bir aşamadan geçilecektir.
Abhazya Cumhuriyeti vatandaşları olarak bizler ve Abhaz Diasporası insanları “Aleksandr Ankvab’ın belirtmiş olduğu “Abhazya’da Herkes Her şeyi Bilir. Sır Saklanamaz. ” şiarından yola çıkarak çalışmalarımızı sürdürelim.
Saygılarımla.