RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 08 Ağustos 2011, Pazartesi 03:16:40 tarihnde eklendi. 1586 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

''Tanışma yemeği'' imiş

Abhazlar bu camianın inisiyatifine terkedilemez!
''Tanışma yemeği'' imiş

İstanbul Kafkas Abhazya Kültür Derneği İstanbul Kafkas Vakıf ve Dernekleri ile bir “tanışma” yemeğinde buluştu.

Yönetim Kurulu seçildiğinde, Mücella Genç hanıma sorular yöneltmiştik. Şimdi bunları hatırlatmak gerekiyor. Dedik ki ;

Abhaz federasyonu kurulduğunda uğradığı saldırılardan biri bölücülük idi. Şimdi Mücella hanım kalktı ve bu suçlamayı doğrulayarak böyle bir söz vererek Abhaz derneğinde gereksiz bir ayrımcılık yaptı. Abhaz Federasyonu da Mücella hanımı destekliyor. Şimdilik bu konuya açıklık getirmesi için böylece bırakıyor ve soruyorum.

Mücella hanımın kendi deyimi ile Adige-Abhaz Birliğinden kastettiği nedir? Neden Apsuvaların birliğinden önce böyle bir görevi üstlenmiştir?

Abhazya yı, Kefken anıtına asılan o  Cirkassia haritasında olduğu gibi, ancak parantez içinde gören Adige-Abhaz Kardeşleri gibi mi görmektedir?

Abhazları, emperyalistlerin Çerkesleştirerek kimliksizleştirme projesi altındamı görmektedir?

Yönetimde görevlerine yaklaşımını belirleyecek olan AKP li bakış açısı mı, yoksa Abhaz kimliğimi olacak?   

Yönetim kurulunda görev alan arkadaşları Mücella hanımın söz verdiği birlik oluşturma projesinden haberdarmıydılar? Bunlar önemle açıklık getirilmesi gerekli sorulardır.’’

Bekledik ve gördük. Abhaz mütevaziliğinden uzak, fakat yeni çağın, görgüsüz şaşaşasına uygun ‘’Şık ‘’ tekne gezileri, ‘‘brunch!‘‘a davetler , vitrin düzeltmelerle  başlayan karartma çağı, marketing sistemlerine uygun bir şekilde, tanışanların ‘’tanıştığı’’ toplantılarla sürüyor.  

Şimdi sizleri biraz geriye götüreceğim.

Tayyip Erdoğan, barış için diplomasiye ihtiyaç olduğunu belirterek, bu konuda bölgede yaşanan sorunların giderilmesi için Kafkasya Birliği oluşturulmasına ihtiyaç olduğu söylemişti, ‘Balkanlar’da olduğu gibi bir ‘Kafkas İttifakı’ gibi bir çalışmanın içerisine girebiliriz. Türkiye olarak burada bir rol alabiliriz. ABD, AB ülkeleri, hep birlikte bir ‘Kafkaslar İttifakı’ için adım atarsak inanıyorum ki, Kafkaslar’da da bir barışa zemin oluşturabiliriz.’ Demişti.

Elbetteki planlanan bu zemin Kafkas İşadamları üzerinden yürüyecekti. Bunun için gerekli potansiyel mevcuttu. Toplum etnik temelde bir araya getirilmeye çalışıldı. Başarıldı. Zaten varolan zeminler üzerinde gerekli hazırlıklar tamamlandı.Abhazya savaşı ile yükselen talepler, ustaca çaptırıldı, yönlendirildi. Son adımlar, antiemperyalist çizgide ısrar eden odakların düşürülmesi idi. Bakın Çeçenya dahil olmak üzere, Dağıstan,Azerbeycan, Ermenistan buralar zaten AB ile sıkı işbirliği içindeler. Hallolması gereken Türkiyeye düşen kısım Karadeniz Çevresinde ve Rusya Federasyonu bölgeleri olan kesimdir.

Abhaz Federasyonu kurulduğunda bu çalışmaları selamladık. Ancak aynı zamanda olanları görerek uyardık. Sonuçta uyarılarımızın boş olmadığıda ortaya çıktı. 700 den fazla üyesi bulunan İstanbul düştü !

Şimdi görüyoruz ki, sayın Mücella Genç, başkanının yukarıda verdiği talimatı uygulamak üzere iş başındadır. Kendisini halkımızın içersinde göremedim.  Şık tekne gezileri ile başlattıkları faaliyetler, ‘’tanışma’’ yemeği ile devam etti.

Bu yemekte yapılan görüşmelerin tümüne vakıf değiliz. Ancak;

• Sadece İstanbul derneklerinin dahil olduğu, eskiden var olan koordinasyon kurulu benzeri bir oluşumun yeniden yapılandırılması, bu yapının kültürel faaliyetlerin yanı sıra siyasal, ekonomik ve benzeri çalışmaları da yapması ve diğer dernekler ile koordine olması ( İstanbul Dostluk Klubünün siyasal ve ekonomik çalışmalar için bu yapının sekretaryasını yüklenme talebi olmuş, bu konu ile ilgili çalışmaları diğer derneklerle ileriki tarihlerde paylaşılacağı belirtilmiştir )

İşte bu satırlar bize planlanan perşembenin geldiğinin göstergesidir. 1900 lerde diasporada yaka silken halkımızın kılıçlarıyla kovdukları beyler, görkemli bir biçimde geri dönmüşler ve bu kez, demokrat maskeleri ile bağımsız Abhazyanın Türkiyece tanınması ve hatta bir yol açılması talebimizin önüne haramiler gibi yerleşmişlerdir.

Kaffed Opetten yakıtınızı alın Kaffede katkınız olsun diye reklam vermiş. Alın alında İsraile de, Koç’ada katkınız olur.ama yeterki abhazyaya yada Diaspora halklarına katkınız olmasın. ‘’Altıüstü kültür derneğine’’ hizmette bulunanlarda Mücella Hanıma oy vererek Akp emellerine  yani, ABD ve  AB ülkelerinin programlarına, katkıda bulundular. Ne kadar da benziyorlar.

Şimdi, siyasal ve ekonomik çalışmalar’ın bu yapının sekretaryasına, devredilerek,  KADK’ın ve Abhazya elçiliğinin bitirilmesi, Kaffed yönetiminin ilk planının gerçekleştirilmesi aşamasına geçilmiştir.

Toplantı ile ilgili

• Dernekler & Vakıflar arasındaki eskiye dayalı, kişisel çatışmalardan kaynaklanan sorunlardan sıyrılarak, kurumsal birliktelik sağlayarak sorunlara toplumsal çözümler üretip, toplumumuzu daha ileriye taşıyacak çalışmalar yapmak...

gibi bir madde ile esas sorunun üstü örtülerek sorunlar kişiselmiş gibi gösterilmektedir. O kişisel denilen sorunlar esas olarak ilkesel tutumlardaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır.

Meselenin özünde iki çizgi mevcuttur. Kişilerin tutumlarıda anlaşmazlıklarıda bu iki çizgiden kaynaklanmaktadır.

Biri, Diasporadaki Onurlu Abhaz halkının talebidir. Bu talepte, Antiemperyalist Abhazya Cumhuriyeti’nin yanında yer almak, bu hareketi ve devleti güçlendirmektir. Aynı zamanda TC nin bağımsız ulusal yapısını korumaktır.

Abhazya, tarihsel kökleri ile daima antiemperyalist olmuştur. Dış güçlere sırtını dayayarak, emperyalist amaçlarla bölgeyi ele geçirmeye çalışan güçlere karşı komşuları ile iyi ilişkileri tercih etmiş, bölgesel stratejik birlikler oluşturmuştur. Gücünün elverdiği ölçüde taktiksel anlaşmalarla, güçlerini muhafaza etmiş, sınırları daralmış ve tekrar toparlanarak eski toprakları üzerinde egemenleği için savaşmıştır.

 İkincisi  ise, ABD, AB ve AKP (ve elbette AB sözleşmelerine, TC nin ulusal devlet statüsünden çıkarılarak, ortadoğuda yüklenen misyonuna feda eden CHP yi de eklemek gerekir) emelleri doğrultusunda, Kafkasya yı batı bağımlısı bir uşak haline dönüştürme çizgisinde ısrarlı olmaktır.

Dolaysıyla Abhaz örgütlenmesinde sorun, işbirlikçi kesimlerin, antiemperyalist halk kesimlerine karşı, emperyalizmle birleşmesidir.

Şu yukarıda sözünü ettiğimiz,  GBOP eş başkanına verilen görev doğrultusunda, kurumsal birliktelikler sağlamak, Mücella hanımında, onu İstanbulda başkanlığa taşıyanlarında planları ve görevleridir. Kafiad ve dostluk derneği üzerinden Kaffed ve bilumum halktan kopuk elitlerin önemle üzerinde durdukları şeydir bu birlikler. Bu çalışmaların Abhazya ve Kafkasya’da iş adamı,milletvekilleri kısmende, ikisi bir arada ortaklarıda mevcuttur.

Kendi iç çatışmalarında silah olarakta Çerkes Siyasi Üst Kimliği şarttır. Tamda bu nedenlerle KADK gibi ulusal yapılanmalar geliştirilip desteklenmek yerine silinmeli, yaptıkları doğru çalışmalar, kişiliklere saldırılarak başarısızlığa uğratılmalı, bağımsız sesler susturulmalı,  ancak etnik mesele batı projelerine uydurulacak kadar kaşınmalıdır.

Mümkün olduğunca halk wahayra ile oyalanmalı ve işler sessizce yürütülmelidir. Ayayra şenliklerinde Kaffed Akbalıkta kutlamalar düzenliyor. Avrupa Birliği, 5 milyar euroluk fonu serbest bıraktı. Artık at yarışlarında verilen ödüller bu tür kaynaklardan mı sağlanır bilemeyiz. Ancak bu kadar parayı Rusya Federasyonu Adigeyde felaketzedelere hibe etseler daha hayırlı bir iş yapmış olurlardı. Üzerinden masraf kalkan Rusyanında hoşuna giderdi. Fakat tabi  Apsuvaları Çerkesleştirme projelerine de yatırım yapmak gerekir. Mücella Hanım ve Abhaz Federasyonununda katılmasını öneririm, belki orada da daha iyi ‘’tanışırlar’’. Ancak Apsuvalara ve etnik kimlikleri kullanılan Kafkas halklarına önerim bu tür halkın ihtiyacı olmayan, ancak halka karşı zafer olan, kutlamaları onurlu davranarak protesto etmeleridir. Sayın Erdeşan Kobaş’ın ifadesi ile ‘’Koruyamadığnız değerler sizin değildir!’’

Geçen sene  Gürcistanda bu birlik sağlandı , Rus, Ermeni, Azeri, Asetin, Abhaz, Avar, Waynah ve Çerkes grupların temsilcilerinin katılımı ile Tiflis’te  gerçekleştirildi. Bugün gelinen aşamada Çerkes Soykırımı dahi tanındı biliyorsunuz. İstediğimiz kadar Adımıza uyduruk tanımlamalar yapmayın diyelim vatanı dini olmayan para ve güçten terbiye beklemek saçma olur tabi. Eninde sonunda halklar gereken dersi verirler elbet fakat ziyan büyük olacak bu besbelli.  

...Çerkesler tarihsel olarak Karadeniz kıyı şeridi de dahil olmak üzere bütün Kuzey-Batı Kafkasya’da yaşam sürdüler. 19. Yüzyılda, Rusya’nın Kafkasya’yı işgali sırasında Çerkesler, kitlesel olarak yok edildiler ve anavatanlarından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürüldüler. Çerkes nüfusunun yüzde 90’ı öldürüldü ve sürgün sürecinde ölüme terk edildi...

bu sözler Çerkes analist Sufyan Jemuhov ‘un Kafkas Ajans tarafından çevirttiği yazısından. Avrupa Parlementosu 2006 yılından bu yana Çerkes’lere parlementoda yer veriyor. Önce alman sonra Çerkes olan sayın Özdemir’in Çerkes damarı ağır basıp  Putine karşı tavır almış. Tarih ancak bu kadar tekerrür eder. Bu satırları iyi okuyun her yerde rastlarsınız.

Ve belki o zaman neden Kefkende Abhazyanın Parantez içinde bir kenara sıkıştırılmış olduğunu anlayabilirsiniz. Neden Amerika’da Abhazya Gürcistan toprakları olarak tanıtılırken, Çerkes Soykırımı hakkında tebliğler sunulduğunu,  Arizona Occidental College profesörü Walter Richmond Amerika’nın Sesi’ne (voanews.com) “Çerkes Soykırımının Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği’nin programına dahil edilmesi, tüm dünyadaki akademisyenlerin ilgisini arttıracak, bu meseleyi, insanlık tarihindeki üzerinde çalışma yapılmış ve iyi bilinen soykırımlar düzeyine taşıyacak” açıklamasında bulunduğunu anlayabilirsiniz.

Paralel çalışmaları bu çalışmalara katılanların bildiğinin de farkındayız. Bilmiyen varsa öğrensin. Kafiadın kuruluş amaçlarını açıp okuyun bir kere. İstanbul dostluk klübünün neden siyasal ve ekonomik çalışmalara talip olduğunuda, İstanbul abhaz derneğininde neden herşeyden önce bu birliklerin peşinde koştuğunu anlarsınız.

Şu Abhazyaya karşı ve rağmen yapılan, yayınlar, çalışmalar, projeler ve bunlar karşısında, bir kelimelik  ilkeli söz, tavır göremezsiniz. Yok! Olanıda duyurmaz saklar duyulursa karalarlar.  Ama ne var?

Batının uşaklığını yaparak, sanki sürgünün tek suçlusu Rusya imişte, Almanyası ingilteresi Amerikası sudan çıkmış kaşıklar mış gibi, Kafkasyada paylaşım savaşında Kafkas Halklarının haklı ve kahramanca taleplerini kendi amaçlarına kullanmamışlar gibi, bu etek öpmeler  hayrımıza değildir. Bir ayakları Amerikan elçiliğinde, bir ayakları ‘’Kafkas iş adamları’’adı altında Rus Elçiliğinde. Bizlere layık gördükleri de at yarışlarıdır. Zaten AB sürdürülebilir projelere para verir. Eh çoluk çocuk ve naif halkta onla oyalansın. Nasılsa onlar okumaz araştırmaz anlamaz !

Sonuç olarak, uzun süredir, ihmal edilen ve olanları idrak edip kendi küçük bölgesel örgütlenmelerine çekilen namuslu tutarlı insanlarımız bir araya gelerek, ortak ilkeli bir tutum almazsa, bu tür çalışmalara göz yumarak aralarına bir mesafe çekmez ve tavırsızlıkla bu oluşumların ekmeğine yağ sürmeye devam ederlerse,  tarihi sorumluluklarından kaçamazlar.

Abhazlar Bu camianın inisiyatifine terkedilemez. Kardeş halklarımız oluşumları doğru değerlendirmeli ve kendileri adına yapılan bu çalışmalara karşı kendileri tavır almalılar. Bunun bölünme ile birlikle falan alakası yoktur. Bu birlikler, Kafkas halklarınında diaspora halklarınında haklı taleplerinin ve etnik varlıklarının sömürülmesi birlikleridir.  

Abhazyada seçimler olacak. Kimler seçilirse seçilsin. Abhazya ticaret kaygısı ile Diaspora halkının kullanılmasına izin vermemeli, muhataplarını ilkeli bir tutumla belirlemeli, diaspora da kendi amaçları peşinden koşan ‘’elitleri’’ muhatap almamalı ve halkının yanında olmalıdır. Aksi takdirde, geçmişten beri sürgünümüze, tarihi topraklarımızın kaybına, tarihimizin silinmesine,  hizmet eden zihniyete kucak açmış, kendi vatan evlatlarını kendi elleriyle itmiş olacaktır. Bugün, bizler adına hareket eden hiçbir kurum halkımızdan herhangi birinin referansı olamaz, ancak halkımız bu kurumların referansıdır. Tutarlı bir Abhazya ve Diaspora ilişkisi Abhazyanın biricik güvencesi ve gücüdür.

Zararın neresinden dönülse kar olduğunu unutmadan, adımlarımızı öz güçlerimize güvenerek atmak zorundayız. Sürgün geçmişteydi. Savaş egemenlik içindi. Oysa bugünkü savaş egemenliğimizle varolma savaşıdır. Bölünmüş toplumumuzu birleştirme savaşımıdır. Bu nedenle,  bu çağrıyı duyan ve akıllarında süzebilen onurlu insanlarımızın toplanması, İlkeli bir Abhaz örgütlenmesi oluşturmak üzere harekete geçmesi gerekmektedir.

Halkımıza derin saygılarımla.

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Esen Zafer Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.