RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 10 Haziran 2011, Cuma 13:56:13 tarihnde eklendi. 917 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

(18.12.2009)ABHAZYA’NIN DÜŞMANLARI, BARIŞIN VE İNSANLIĞIN DA DÜŞMANI OLAN İKİYÜZLÜLERDİR!.

(18.12.2009)ABHAZYA’NIN DÜŞMANLARI, BARIŞIN VE İNSANLIĞIN DA DÜŞMANI OLAN İKİYÜZLÜLERDİR!.  

Takiyyeciler ve demokrasi havarisi geçinenler, yani Şeytan’ın çocukları görevlerine devam ediyor.

“Pazartesi günü kısa bir yazılı açıklamada bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ian KELLY "ABD Yönetimi olarak 12 Aralık'da yapılan seçimlerden dolayı üzüntü duyuyoruz. ABD Resmi olarak burayı Gürcistan'ın içerisinde bir bölge olarak görüyor. Barack OBAMA Yönetimi, Abhazya'da yaşanan seçimlerin sonuçlarını kanunsuz olarak belirtiyor ve tanımıyor. Bir kez daha ABD Yönetimi olarak Gürcistan'ın egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne destek verdiğimizi belirtiyoruz" demiştir. (www.abhazyam.com)

Geçtiğimiz akşam, TRT Türk isimli TV kanalında da, Abhazya üzerine bir program vardı..

ABD, AB ve AKP’nin, “Gürcüstanın toprak bütünlüğünü savunuyoruz” tezi, A.Faik Demir isimli bir yardımcı doçent tarafından, ballandıra-ballandıra anlatıldı..

Abhazya’nın yeminli düşmanı olanların düşüncelerini savunan ve bunları sırıtarak söyleyen bu “erkeğe!” geçmişine ve de geleceğine, birkaç sefer sevabına rahmet “okuduk!.“

Barış Mutlu, isimli bir “görevli” de, Moskova’dan yayına katılarak, Abhazya’nın bağımsızlığını 4.Ülke olarak tanıyan, Nauru Cumhuriyetini aşağılayan bir yorum yaptı, onu da sabaha bıraktık!.

Bu şarlatanlar;
Kıbrıs konusunda Türkiye’nin düşürüldüğü rezillikleri görmezlikten gelirler ve bunlardan hiç bahsetmezler.

Ama, oraya-buraya çamur atmaya, onu bunu küçültmeye! bayılırlar..

Bunların “Kabe’si” AKP hükümetidir..

Bu hükümet; her fırsat da “uşakların sahipleriyle gururlanması” gibi, Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’dan “stratejik ortak ve dostlarımız” diyerek, onlarla birlikte! olmakla övünür..

Eğilip-selama duran bunların başı, bazen “van minıt” der, ama “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını neden tanımıyorsunuz?

KKTC’yi tanımazsanız, sizlere siyasi ve ekonomik ambargo uygulayacağım”

“İsrail’in savaş uçaklarının, Konya ovası üstündeki, talimlerine artık izin vermeyeceğim” diyemez..

Fakat sıra, Abhazya ve Güney Osetya’ya yani, Türkiye’ye hiçbir zaman zararı olmayan bize geldiğinde;
ABD ve AB istediği için ”siyasi ve ekonomik ambargoyu devam ettirirler..
Gürcü Faşist yönetimini desteklerler..
Bunları yaparken ‘içimizdeki’ kişilerle beraber, söylemedikleri yalan, girmedikleri kılık, yemedikleri herze, atmadıkları takla kalmaz!.”

Bizler, bu nedenle “bu takiyyeci ve şarlatanları ve de onlarla birlikte olanları, ciddiye almayın” demeye, devam etmekteyiz!.

Bunların “dostları da,” bizim gibi düşündükleri için, AKP Hükümetini “...lerine takmamaktadırlar!.”

ABD ve AB “Gürcüstan’ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz” demeye devam ediyor.

Fakat bunlar; Yugoslavya Devlet Başkanı Tito’nun ölümünden sonra, Yugoslavya’nın toprak bütünlüğünü hiç savunmamışlardır..

Irkçıları kışkırtarak, binlerce masum insanın katledilmesine sebep olmuşlardır..

Birarada yaşanamayacak ortam yaratıldıktan sonra da, Yugoslavya’yı 7 parçaya bölmüşlerdir..(Bunların, Türkiye ve Abhazya için de benzer “planları” olduğu bilinmektedir!.)

ABD-AB ve TC. Hükümetleri, Yugoslavya toprakları üzerinde kurulan yeni devletlerin hepsini, hemen tanımışlardır..

Hirvatistan’ı ilk tanıyan devlet ise; Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını asla tanımayacağını açıklayan Almanya’dır..

Kosova bağımsızlığını ilan ettiğinde, ABD’nin ve AB’nin emir eri AKP hükümeti, “efendileri” istediği için, bağımsızlık kararını derhal tanımış, hatta Kosova Bayraklarını bile bunlar yaptırıp göndermişlerdir!.

AKP hükümeti tüm “yaptıklarına” rağmen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, Kosova devleti de dahil olmak üzere, kimseye halen tanıttıramamaktadır!.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, Şarlatanların küçümsemeye çalıştığı, “Nauru Cumhuriyeti” de, tanımamıştır!..

Çünkü “böylelerini!.” kimse “...lerine takmamaktadır!.”

Bu ahlaksız şarlatanlar;
dik duran biz Abhazların anavatanı Abhazya’nın,
Dünyanın en güçlü ülkesi olarak kabul ettiğimiz Rusya Federasyonunca,
Devrimci Daniel Ortega’nın Nikaragua’sınca,
Devrimci Hügo Schaves’in Venezuela’sınca ve
Nauru cumhuriyetince tanınmasını kendilerine yediremiyorlar..

Abhazya Devletini dost olarak gören; Küba, Bolivya, Ekvador ve İran gibi ülkelerle gelişen dostluğumuzdan rahatsızlık duyuyorlar..

..Ve sözünü ettiğimiz programa çağrılan Şarlatan bir ara; Rusya ile AKP hükümetinin arasının iyi olduğundan bahsederek -bu durumu kullanarak- Abhazya meselesini istediğimiz yere çekebiliriz” anlamına gelen düşüncelerini, kendinden çok emin bir şekilde, “kaderimizin” kendilerini Allah sananlarca, nasıl yazılması gerektiğini de, anlatmıştı!.

Bu Şarlatan; Putin ve Medvedev’i “Ben Türkiye’yi pazarlamakla mükellefim” diyen Erdoğan ve “Allah dünya gemisinin kaptan koltuğuna ABD’yi oturtmuştur” açıklamasını yapan “Fettullah!” gibi, “pazarlamacı ve fetvacılardan!” sanıyor!..

Biz; anavatanımız Abhazya’da 120 bin ABHAZ’ız..

Bu 120 bin Abhaz; milyonluk Pers ordusuna karşı direnmesi nedeniyle -tarihe altın harflerle yazılan- Sparta’lı Kral Leonidas ve 300 yiğit savaşçısından çok çok daha kararlı ve güçlüdür..

Çünkü biz, Abhazya’da ve diaspora’da yaşamakta olan yüzbinlerce savaşçıyız..

Yanımızda milyonlarca kardeşimiz ve savaşkan dostumuz, güçlü bir de büyük komşumuz var..

Bu durumu gören Şeytan’ın bütün çocukları;

”İşgalcilere ve Faşistlere karşı savaşanlara örnek ve moral olmayalım” diye, bizleri ve bizim gibi Vatanseverleri, Dünya sahnesinden silmek için, bıkmadan-usanmadan uğraşmaktadırlar..

14 Ağustos 1992 yılında da -işte bu nedenlerden dolayı- Faşist Gürcü Schevardnadze’nin başında olduğu, 4,5 milyonluk Gürcüstan; O zaman Rusya Devletinin başında olan Yeltsin ve TC. Koalisyon hükümetinin sorumluları Demirel ve İnönü’nün desteğini alarak, anavatanımız Abhazya’ya “işgal, ilhak ve genosit” amacıyla saldırmıştı..

Sayısal ve askeri anlamdaki eşit olmama durumumuza karşın; 14 ay süren bir halk savaşı verilmiştir..

Bu savaş sırasında, bizi yok etmeye çalışan işgalcileri ve işbirlikçileri, onların elinden aldığımız, silahlar ve Tanklarla “meşru müdafaa temelinde” yok etmişizdir..
250 bin civarında kişi ise, anavatanları olan Gürcüstan’a kaçmıştır!.

ABD, AB ve AKP hükümetleri bugün de, ogün ki iktidarların politikalarını -desteklerini arttırarak- sürdürmekte ve bizi yok etmeye karar vermiş, Faşist Gürcü yönetimine yardıma devam etmektedirler..

Ve bunlar;
bizim yaşam hakkımızı savunan,
bağımsızlığımızı tanıyan ve
bizi her alanda desteklemeye çalışan ülkeleri,
“Abhazya’yı yanlız bırakmaları için, baskı altına almaya çalışmaktadırlar..”

Biz, savaştan evvel söylediklerimizi devamlı tekrar ediyoruz; “Biz barış istiyoruz..”

“Her halkın, kendi kaderini tayin etme hakkı” vardır, diyoruz..

“İki ayrı devlet olarak, barış içinde yan-yana yaşamak“ tek doğru çözümdür, diyoruz..
Türklerin nasıl vazgeçmedikleri sınırları varsa, “Bizim de tarihsel sınırlarımız bellidir” diyoruz..

Bugün ABD - AB ve AKP hükümetinin savunduğu Gürcüstan devletinin “sınırlarını ve idari yapısını!”(onların Hitler ile bir tuttukları)Stalin belirlemiştir!.

Sovyetler Birliği döneminde, Gürcüstan’ın şöven politikalarına tepki duyan Abhaz vatanseverleri, 1967, 1978 ve 1989 yıllarında, kitlesel çıkışlarda bulunmuşlardır..

1990 Ağustosunda- Abhazya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adıyla, ileride anayasa yerine geçecek olan, bağımsızlık deklerasyonunu yayınlamışlardır.

Sovyetler Birliği dağıldıktan bir süre sonra; 23 Temmuz 1992’de Abhazya bağımsızlığını ilan ederek, de-facto devlet, 16 yıl sonra ise; 26 Ağustos 2008’de Birleşmiş Milletler Üyesi Rusya Federasyonu’nun bağımsızlığımızı tanımasıyla, de-Jura bağımsız bir devlet olmuşuzdur..

Bu acı süreci bilenler ve yaşayanlar, biz Abhaz Vatanseverlerini anlar..
Bizi anlamayanlar ve bizden yana olmayanlar ise, kendi vatanlarına da ihanet eden veya edecek olan kişilerdir..

Putin ve Medvedev, her ülkenin devlet yöneticileriyle olduğu gibi, AKP hükümeti ile de görüşebilir.. Biribirini “tanıyan“ devletlerin aralarında, “barış içinde yan-yana yaşama“ politikası gereği olarak, bu tür ilişkiler normaldir.. Bundan kaçınılamaz..

Ancak Abhazya devletinin durumu farklıdır..
Abhazya’nın bağımsızlığını tanımamakta direnen ve düşmanımızı her fırsatta ve her platformda destekleyen, ABD-AB ve AKP Hükümeti ile, ilişki kurmak için "uğraşmak" yanlıştır..
Çünkü bunlar, bağımsızlığımıza ve yaşama hakkımıza karşıdırlar..

Onlarla sadece dostlarımız ve Abhaz diasporası “muhatap“ olursa, “işler“ farklı gelişebilir!..

“Çok yönlü politika“ adına, işbirlikçilerle de ilişkiler kurulmasının “hata“ olduğunun görülmesi sonucunda, bundan vazgeçilmesi, bizleri sevindirmiştir..

Bu tür politikalar; bizlere zaman ve enerji kaybettirmiştir..
Fakat bundan sonra; diasporada ki Abhaz Vatanseverlerinin çalışmaları daha da kolaylaşacaktır..

Diaspora’da nelerin, nasıl yapılacağını kurumlarımız belirlemelidir..

Hükümetlerin kandırdığı halkların, doğru bilgilendirilmesi işini, diaspora’daki kurumlarımız yapar..

“Tanınma ve ambargo“ meselelerinin nasıl çözüleceğini de diaspora bilir!

Bizler; gerici hükümetlerin yöneticilerinin de, muhalefettekilerin de “yumuşak karnını,“ iyi biliriz!.

Diaspora’da ki kurumlarımızın içine sızmış “işbirlikçilerin, teşhir ve tecrit“ görevi de, diaspora’nın insiyatifindedir..

(www.abhazyam.com) sitesinde yayınlanan yazılarda -belirtilen nedenlerden dolayı- artık Abhaz kimliğinin öne çıkartıldığı, ayrı ulusal kurumlarımızın yaratılmasının zamanı gelmiştir!..

Bunun adı “eti-tırnaktan“ ayırmak değildir.. (kaldı ki “çerkes“ Ethem’in yakıp-yıkmaları ve katliamları bile, Abhazları; Adigelerle kardeşlikten vazgeçirtmemiştir!.)

Abhaz Dernekleri Federasyonu; Ulusal devletimiz Abhazya’nın diaspora’daki çocuklarının, ulusal kurumlaşmalarından sadece bir tanesi olacaktır!

Türkiye Diasporasında ki; bazı yetkililerimizin “yaptığı hataları” ileri sürerek ve bunu “kişiselleştirerek” Abhaz Dernekleri Federasyonu’na karşı çıkmak, çok büyük yanlışlıktır..

Federasyonlaşma çalışmasına önderlik edenlerin kimliği ve geçmişte “ne yaptığı veya ne dediği“ önemli değildir..

Bizim için önemli olan “bugün“ ne yaptıklarıdır!. Kimlerle ve nerede konumlandıklarıdır!.

“Değişerek, gerekenleri” yapanları, sevgiyle ve saygıyla selamlıyoruz!.

Abhaz Federasyonuna karşı çıkanların içinden “kimileri de“ isterlerse; Abhazya’nın düşmanı Amerika, AB ve AKP ile “etle-tırnak“ gibi, birlikte kalabilirler..

Veya “özAbhaz“ “hakikiAbhaz“ adlı kurumlar oluşturarak -baş düşmana ve işbirlikçilere karşı hiç seslerini çıkartmadan- onlarla kol-kola “çalışmalarına!“ devam edebilirler..

Abhaz diasporasının tarihi, “böylelerini de“ yazacaktır!..

Ayrıca; Abhaz Federasyonunun oluşturulma “süreci,“ öyle iddia edildiği gibi değildir..

Düşünülmüş, yıllarca konuşulmuş, tartışılmış ve üzerinde çalışılmış bir konudur..

Şartlar olgunlaştığında da, harekete geçilmiştir..

Kendisini öncü ve önde gören tüm Abhazlar, ilk olarak kendi bilincine, inancına ve Abhaz halkına güvenmelidir..

Yönetim organlarının, üyelerce ve seçim yoluyla belirlendiği gerçeği de, atlanmamalıdır..

Doğru düşünceleri kararlılıkla savunanların, zamanı geldiğinde kitleselleşeceği ve yönetimlere de gelebileceği unutulmamalıdır!.

Hiçbir kimsenin, Dernek veya Federasyonun organlarını, halkımıza dayatması sözkonusu değildir..
Bunun böyle olduğunu söylemek, halkımıza çok büyük bir hakarettir..
Çünkü bizim halkımız emir alıp, boynunu eğen “malum" uşaklardan oluşmamaktadır!.

29 Kasım tarihinde; “Türkiye’de ki Abhaz Diaspora’sında olumlu gelişmeler olmaktadır. Bunu ‘tersten’ yorumlayanları, Adige Ozanı Tıme Seyın’ın, şu sözlerini okumaya davet ediyoruz” demiştim.
Yazımızdan haberi olmayanlar için, bu dörtlüyü tekrar koyuyorum:

“Zavallığı benimsersen eğer
Beklersen senin için çalışılmasını
Adigelik biter yok olur
Günahı da sana kalır”
(“Adigelik” kelimesinin yerine, “Abhazlık” kelimesi konularak okunmalıdır!.)

Bizler sabırlıyız..

Zamanın, vatanseverlerden yana işlediğini hep görmüşüzdür..

Putin-Medvedev yönetiminin; Abhazya’nın bağımsızlığını tanıdığı 26 Ağustos 2008 tarihi de, bizlerin lehine bir milattır..

Her halk, çıkarlarını kendi örgütlerini kurarak savunur.. Olmayan haklar da, ancak bu yolla elde edilir!..

Kendisine ve kendi halkına güvenmeyenler, “birilerinin!” kuyruğuna takılırlar..

Abhazların ve Adigelerin içindeki bu “birileri de,” Vatan için mi? Para için mi? Kariyer için mi? Egoları için mi “çalışmaktadır,” bu iyi görülmelidir..

Herkesin evi vardır ve herkesin evi ayrıdır.. Bizim evimiz de Abhazya’dır..

Evimizin içinde ve dışındaki ilişkilerimiz, sorunlarımız, dostlarımız ve düşmanlarımız farklıdır!..

Mesela; Putin bizim için dosttur. Bir başka kardeş için, düşmandır!..

Biz Ermenilerle iyiyizdir, Adige’de ise sorunlar vardır..

Soçi olimpiyatlarını, Abhazya desteklemektedir, diaspora’daki “birileri” ise buna karşı çıkmaktadır!.

Biz AKP hükümetini, Abhazya’nın düşmanı olarak görmekteyiz, “birileri” ise onlarla ve hatta Gürcüstan’la bile “iş” yapmaktadır!.

Sözün kısası; Kafkasya'da ulusal devletlerimiz vardır..

Her devlet, içişlerinde ve dış ilişkilerinde özgürce ve farklı olarak hareket edebilir..

Gerek duyulduğunda da yardımlaşılır..
Böylelikle rahatça, her ülke ve ulus, kendine uygun olan politikayı hayata geçirebilir!..

Diaspora’da ki durum daha da karmaşıktır!..
Ayrı bölgelerdeki, siyasal, dinsel, ulusal, kültürel farklılıklar ve örgütlülükler, bizleri ve de müttefiklik ilişkilerimizi etkiler..

Bunları, kardeş halklar olarak, kendi çıkarımıza göre, farklı alanlarda değerlendirebiliriz!.

Sonuç olarak; Dernek ve Federasyon kurma potansiyeli olan her şehir ve Devlet’de, Abhazlar ulusal kimliklerini öne çıkartarak, kurumlar yaratmalıdır..

“Abhaz Dernekleri Federasyonunun kurulmasının zamanı gelmiştir.”

“Abhazlar olarak, kendi iç çalışmalarımızı ve yardımlaşmamızı yükseltmeliyiz.”

“Abhaz ulusal kimliğimizi öne çıkartarak, hayatın her alanında kendi kurumlarımızı oluşturmalıyız.”

“AKP hükümetiyle, Partiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla, kendi kurumlarımız ilişkiler kurmalıdır.”

“Abhazya’nın düşmanı iktidarların, Abhazya’ya düşmanlıktan vazgeçmeleri için; diğer Kafkasya Kökenlilerin Kurumlarıyla ve Türkiye demokrasi güçleriyle, çıkarlarımıza uygun durumlarda birlikte hareket etmeliyiz.”

“Abhazya’nın tanınması ve ambargo’nun kaldırılmasına “evet” diyen, Partileri oy’larımızla desteklemeliyiz. Abhazya’nın düşmanı partileri ise, sandığa gömmeliyiz.”

Bütün gelişmeler, ayrıntılarına varıncaya kadar yorumlanarak www.abhazyam.com’da ve Adige kardeşlerimizden Hatko Schamis ile Ubıh kardeşlerimizden Zawurkan ZOLAN’ca devamlı yazılmaktadır..

Sağduyu sahibi kardeşlerimiz, hertürlü engelleme girişimine rağmen; Abhaz Dernekleri Federasyonunu kurma kararı, almışlardır.. Bizler onları alkışlıyor ve destekliyoruz..

Bu kardeşlerimizin herbiri; inançlı, kararlı ve kendine-halkına güvenen kişilerdir..

Onlar; Diaspora tarihimize şerefli insanlar olarak geçeceklerdir..

Bu kardeşlerimizi tekrar selamlıyoruz..

Abhazya Dostluk Derneği olarak; diğer bütün Abhaz Vatanseverlerini de, Abhaz Ulusal kimliği altında ki, kurumlaşma çalışmalarına katılmaya çağırıyoruz!.


Kırgız Ajönba
18.12.2009

www.hamburgabhazyadostlukdernegi.blogspot.com
www.abhazya.azersayt.com

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer KIRGIZ AJÖNBA Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.