RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 10 Haziran 2011, Cuma 13:40:50 tarihnde eklendi. 765 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

(15 Eylül 2008) AKP HÜKÜMETİ YERDE YATIYOR AMA, “İÇİMİZDEKİLER“ ONU TEKRAR, AYAĞA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR!.

(15 Eylül 2008) AKP HÜKÜMETİ YERDE YATIYOR AMA, “İÇİMİZDEKİLER“ ONU TEKRAR, AYAĞA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR!.  

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca hiçbir Devletin Başkanı ile görüşme yapmak için, Türkiye dışına gitmemiştir..

İran Şah'ı, Afganistan Kral'ı ve İngiltere Kraliçesi, onu “kutlamak“ için, ona gelmişlerdir..

1.Dünya savaşından sonra “Milletler Cemiyeti“ kurulduğunda, “Bu önemli kuruluşa biz de başvurup, girmeliyiz“ diyen çevresindekilere, Atatürk “Davet ederlerse düşünürüz“ demiştir..

Atatürk'ün bu kesin tavırı nedeniyle, Milletler Cemiyeti, tüzüğü'nde “üyelik için başvuru şartı“ olmasına rağmen, Türkiye'nin, Milletler Cemiyetine üye alınması için, Atatürk'ün "davet şartı" kabul edilmiş ve Milletler Cemiyeti 18 temmuz 1932'de bu davet yazısını göndermiştir.. Bunun üzerine Atatürk, ertesi günü Milletler Cemiyeti'nin davetine “evet“ cevabını vermiştir...

Dik duran Lider, halkının onurunu da korur..

..Şimdi Biz, son 16 yıldan -yine- bazı hatırlatmalar yapalım:

24 temmuz 1992'de Devlet Başkanımız sayın W.Ardzınba “işbirlikçi temsilciler“ tarafından, Türkiye'de görüşmeler yapılacağına “inandırılarak“ getirilmiştir..
Fakat siyasi tarihleri ve genetik özellikleri iyi bilinen; TC.Cumhurbaşkanı T.Özal, Başbakan S.Demirel, Başbakan yardımcısı E.İnönü ve Dışişleri Bakanı H.Çetin, Devletimizin Başkanıyla buluşmak bir yana, “merhaba“ bile dememişlerdir..

Uğradığımız bu hakarete, karşılık olarak, Diaspora'nın “temsilcileri“ Türkiye'yi “onların“ başına yıktıracağına, sus-pus olmuşlardır..
Sonra da herzaman olduğu gibi, “O Bayların“ karşısında, ceketlerinin düğmelerini iliklemişlerdir..

“Türkiye ve Abhazya düşmanlarının yaptıkları bu siyasi terbiyesizliklerden ve düşman tavırlardan ders çıkartmayanlar, Ekim 2007'de, yeni devlet Başkanımız sayın Bagapş'ı da Türkiye'ye “getirmeye“ kalkışmışlardır..

“Osmanlı'da oyun çoktur“ diye boşuna mı söylenmiştir..

Babasını, Kardeşlerini ve Çocuklarını boğdurtmalarıyla ve ahlaksızlıklarıyla meşhur Padişahların hayranı ve takipçisi, AKP hükümeti'nin başları, Devlet Başkanımızın gelişini -son anda- engellemiştir..

“Temsilcilerimiz“ yine “dut yemiş bülbül“ olmuşlardır..
Karşı çıkan gençlerimizi ise “akıllarınca korkutmaya“ çalışmışlar ve bizim yazılarımızı da, “sitelerine“ koy(A)mamışlardır..
Faşist Gürcü yönetiminin Güney Osetya'ya saldırmasını, AKP hükümetinin halen “meşru“ sayması ve AKP'li “Bayların“ resmi açıklamaları ve yaptıkları, bunların nasıl kişiler olduklarını NET olarak, ortaya çıkartmıştır..

Bu gelişmeler nedeniyle, bugüne kadar onlarla birlikte hareket edip, onlara saygı gösteren, Abhazlar, Adigeler ve Çeçenler, ne yapacaklarını şaşırmış ve çok utanmışlardır..

Sonuç olarak da bu durumun, hayata yansımaları görülmeye başlanmıştır..

İnsanlarımız, “insanlıktan nasibi olmadıkları“ ortaya çıkan, bu sahtekarların gerçek yüzlerini gördükleri ve olayları algıladıkları an'dan itibaren, hemen bu pislik yuvalarını terk etmeye başlamışlar ve Halkın sinesine dönerek, Asil Kafkasyalı kimliğinin gereğini yerine getirmişlerdir..

Çünkü “Kan konuşur.“

Bazıları, “artık başka olduk“ demişlermiş..
Fakat bunlar, bir süre sonra yine “aynı tavırları takınarak“ ve
yazılarındaki “imalarla, birilerine“ mesaj vermeye başlayarak,
“Mutant“ olduklarını ve
“iyileşemeyeceklerini“ göstermişlerdir..

Bunlar, neler olduğunu ve daha neler olacağını anlayamayan, zavallılardır!.

..Son günlerde AKP yanlılarında ve “medyasında“ yavaş-yavaş “bizden yana dönmeler!“ başlamıştır!..

Bunlar daha dün, Abhazya ve Güney Osetya aleyhine olarak, savaş haberlerini ters-yüz etmemişler miydi?.

Bunlar “Abhazlar Yamyamdır. Abhazlar ayrılıkçıdır.“ dememişler miydi?.

“Gürcüstan'ın toprak bütünlüğünü tanıyoruz. Rusya'nın, Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanımasını kabul etmiyoruz.“ diyenlerin, “çanak yalayıcısı“ değiller miydi?.

Ekim 2007'de, Devlet Başkanımız Sayın Bagapş'ın Türkiye'ye gelmesini, “bu Baylar“ engellememiş miydi?.

Banu AVAR'ın Abhazya ile ilgili yayınını durdurmadılar mıydı?. (Kitlemizin tepkisi üzerine, bu belgeseli, “kuşa çevirerek“ yayınlamışlar, daha sonra ise, Banu Avar'ın TRT ile olan iş ilişkisini bitirmişlerdi..)

Peki, neden “değişiklik sinyalleri“ verilmektedir?. Bizce, sebepler ortadadır..

1.Önümüzdeki yıl, Türkiye'de mahalli seçimler olacaktır.. Bunların yine kazanmaları için, Kafkasyalıların da, oylarına ihtiyaçları vardır!..

2.Kafkasya Kökenliler “uyanırsa ve birleşirse“ “yalan ve talan“ yani “Şeytan'ın“ düzeninin yok edilmesi kolaylaşacaktır.. (Bunu "solcular" ANLAMIYOR ama, AKP bunu görmüştür..) Bu nedenle de, Kafkasyalı Vatanseverlerin kitle üzerindeki artan etkisinin azaltılması için, Kafkasya Kökenlilerin onlar tarafından tekrar “kazanılması“ gerekmektedir..

3.Kendileriyle özdeşleşmiş “kanı bozulmuş“ kişiler aracılığıyla, Abhazya'da iktidarı ele geçirerek, Anavatanımızı da, Türkiye'ye “benzeterek“ ABD'ye satmak planını, hayata geçirmek için, yeni “taktiklere“ başlanmıştır.


Bu “plan'a evet“ diyenler, gerekenleri yapmak üzere faaliyete geçmiştir:

Abhazya'nın ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanıyan Rusya Federasyonu'nu kitlemize “düşman“ olarak gösterenler, buna devam edenler ve bu yazıları “sitelerine“ koyanlar da, Abhazya'da ki zafer kutlamalarına katılacaklar!.

Abhazya'nın Gürcüstan'a bağlı otonom bir Cumhuriyet olarak kalmasını isteyenler de, Abhazya'da ki zafer kutlamalarına katılacak!.

“Buradaki gürcülerı kızdırmayalım“ “Devlet politikası gürcüstandan yana“ “Devletle ters olmayalım“ diyenler de, Abhazya'da ki zafer kutlamalarına katılacak!.

"Çerkes gençleri Düzce meydanında Türk bayrağı yırtacak" diye, dedikodu çıkaran, “Bu eyleme katılanlar bölücüdür“ diyenler de, Abhazya'da ki zafer kutlamalarına katılacak!.

Abhazyadan gelen parlamenterler hakkında ağıza alınmayacak kelimeler söyleyen, “Mitingi engellemek için derin bağlantılarını devreye sokacağını“ açık açık söyleyebilen de, Abhazya'da ki zafer kutlamalarına katılacak!.

Ardından şimdi de, bugün, Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi, bir açıklama yaptı. Bu duyuru'da;
".............................................................................................................................................................
Bakanlığımızca yapılan temas sonucu edinilen bilgiye göre Sn. Sergey BAGABŞ‘IN Türkiye ziyaretleri ile ilgili herhangi bir engel kalmadığı anlaşılmış bulunmaktadır.
...............................................................................................................................................................
Komuoyuna Büyük Bir Sevinçle Duyurulur." denmektedir..

Böyle bir yazının, Abhazya'da yapılacak toplantıların arifesinde, yayınlanması çok “ilginçdir.“

Bu yazı; “AKP hükümetinin niteliğini ve de onların, Abhazya ve Güney Osetya düşmanı olduklarını unutturmak ve onları aklamaya çalışma“ anlamına gelir..

Ayrıca, Devlet Başkanımızın Abhazya'nın bağımsızlığını tanımayan, Türkiye'ye gelmesi, bu aşamada YANLIŞTIR..

Olası bir “gelişin,“ Anavatanımıza yönelik hiçbir yararı yoktur.. Böyle bir geliş, Emperyalistlere ve onların işbirlikçilerine “gözkırpmak“ anlamı taşır.. Ve “ikili oynamak“ demektir..

Eğer bazı -sıradan- “şeylerin“ TC'den talep edilmesi için gelmesini “birileri“ istiyorsa, onlar mutlaka Truva atlarıdır.. ABD ve AB'nin ajanlarıdır.. AKP'nin “pisliklerini“ unutturmaya çalışmakta olan işbirlikçilerdir..

Devletimizin Büyükelçisi sayın W.Ayüdzba İstanbul'da oturmaktadır..
AKP hükümetinin Dışişleri Bakanı kendisiyle görüşebilir..
Bizim isteklerimiz ve Onların istekleri, karşılıklı olarak görüşülür..

Büyükelçimizi muhatap almayan hiç kimseyi ve kurumu, BİZ de muhatap kabul etmeyiz.. Devletimizin Başkanı ise, HİÇ ETMEMELİDİR..
Çünkü artık şartlar değişmiştir..

Devlet Başkanımızın, “Diaspora'da ki kardeşleriyle kucaklaşması,“ gerekçesi ileri sürülerek, Devlet Başkanımızın, Diaspora'nın ayağına gelmesine ise, HİÇ gerek yoktur..

Çünkü, Abhazya ekonomik olarak, ayağa iyice kalktığında,
“Abhazya'da Cami yok!“
“Onlar Ruslaşmış“
“Onlar Hıristiyan“
“Onlar gavur olmuş“
“Onlar şudur“ “Onlar budur“ diye konuşanlar;
Almanların ve Hollandalıların,dinlerinin farklı olmasına aldırmadan,
para kazanmak için, onların memleketlerine nasıl gittilerse,
“paranın kokusunu“ aldıklarında,
Abhazya'ya da geleceklerdir..

Eskiden “Gomonistler Moskova'ya“ diye, bağırarak, vatanseverleri öldürenler, Komünistlerin hiç görmediği Rusya'ya kapağı atıp, nasıl milyarlarına milyar kattılarsa, “bu KIMÇIÇLAR da“ şimdi demekte olduklarını “yutup,“
Abhazya'ya gelip, Almanya'da, Hollanda'da olduğu gibi evler alıp, yerleşeceklerdir..

Artık, bilinmelidir, anlaşılmalıdır.

Bugün Diaspora'da yaşamakta olan çoğunluk,
“Karnım nerede doyarsa, Vatanım orasıdır“ demektedir..

Saygıya değer olan büyüklerimizden Rahmetli Aşanba Orhan Bey bu “tipleri“ otladıktan sonra, çamurun içine yayılan Dombay'ı, Kımçıç'a benzetirdi ve Bizler, bu tespit'e katılanlardanız..

Saygıya layık olan büyüklerimize saygılar, Yiğit kardeşlerimize de sevgilerimizi yolluyoruz..


Ajönba Kırgız
15 Eylül 2008
had-der@web.de
www.hamburgabhazyadostlukdernegi.blogspot.com
 

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer KIRGIZ AJÖNBA Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.