23/02/2011
Fatih ATAN (A’tanba)
DEMOKRATİK ÇERKES PLATFORMU + ABHAZYA’NIN DOSTLARI GURUBU + DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ + ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ = KAFKASYA’DA “HERKES ÇERKES” GİRİŞİMİ İNİSİYATİFİ.
23/02/2011. Sevgili abhazyam.com üye ve izleyicileri. Türkiye Cumhuriyeti siyaset arenası, gittikçe kızışmaya başladı. Haziran 2011’de yapılacak olan parlamento seçimleri yaklaştıkça bu kızışmanın bir
“alev topu”na dönüşeceğini görebilmek için
“akıllı” olmak gerekmiyor. Yaşanan gelişmeleri, olayları ve insanları tarih sırasına göre dizersek bunu net olarak görmüş oluruz.
Şimdi kısaca sizlere Abhaz ve Kuzey Kafkasya Diasporasını ilgilendiren bazı olayları ve gelişmeleri tarih ve insan sıralaması yaparak göstermek istiyorum.
Bugün gelinen
“ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ” hareketi ve yönlendirenlerin kişilik ve siyasi yapılarının hangi ideolojilere hizmet ettiğini de görmüş olacağız.
Konu hakkında ki son yorumu da sizlere bırakacağım.
26 Mart 2000 Tarihinde Kuzey Kafkasya Diasporası
“Demokratik Çerkes Platformu” adı altında bir organizasyon ile tanıştı.
Uzun bir
“Kuruluş Dekarasyonu” açıklaması ve deklerasyonun altında uzun bir isim listesi bulunuyor.
İsteyenler
www.demokratikcerkesplatformu.org internet sitesine bakabilirler. Ben sizlere sadece o deklârasyonun altında bulunan bir bilgi notunu sizler ile buluşturacağım.
“Demokratik Çerkes Platformu'nun 13 kişilik ön çalışma grubu 1 Eylül 1999'de oluşturuldu. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden demokrat Çerkes öncülerin katıldığı kuruluş toplantısı ise 26 Mart 2000'de İstanbul'da yapıldı ve 149 imzalı bu ilk deklârasyonla Demokratik Çerkes Platformu kuruldu…”
Sizlere, deklârasyonun sadece bir bölümünü yayınlamak istiyorum
“Dil ve edebiyatımıza, dansımıza, müziğimize, el sanatlarımıza, mimarimize, mutfağımıza, bizi biz yapan tüm kültürel zenginliklerimize aynı önemde sahip çıkmayı, bunları koruyup geliştirecek projeler üretmeyi ve desteklemeyi,
Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin sosyal, ekonomik, kültürel ve nüfus yapısını bilimsel yöntemlerle araştıracak projeler oluşturmayı,”
Demokratik Çerkes Platformu’nun kuruluşundan bu yana 10 yılı aşkın bir süre geçti, deklârasyonu yayınlayan ve uygulamaya koyan 1000 kişinin üzerinde ki katılımcıların bugün için neler yaptıklarını izlersek onların nerelerde olduklarını bulabiliriz. (Bakınız:
www.demokratikcerkesplatformu.org )
Aradan geçen süreç
“Demokratik Çerkes Platformu”nun istenen düzeye ulaşamaması nedeni ile
“Kafkasya’da Herkes Çerkes” ideolojisi bir ara atak yaparak bu ideolojiye karşı olan Abhaz Diasporası’nı sarsmak için
“Nisan 2008’de yine içerisinde DÇF’nin kurucularının önemli bir bölümünün bulunduğu
“ABHAZYA’NIN DOSTLARI” Gurubu’nu kurdurdular. (bknz.
www.abhazyanin dostlari.org)
Abhazya’nın Dostları Gurubu’nun çok maddeli kuruluş bildirgesinde;
“Abhazya Cumhuriyeti ve Abhazya halkı ile, büyük çoğunluğu Türkiye’de olmak üzere dünyanın pekçok ülkesinde bulunan Abhaz-Adige diyaspora arasındaki ilişkiyi, dayanışmayı ve güçbirliğini geliştirmeyi; bu ilişkiyi Abhazya’nın ve Abhaz halkının geleceğini birlikte belirleyecek ve inşaa edecek ortak bir iradeye dönüştürmeyi,
Abhazya Cumhuriyeti’nin insan haklarına ve evrensel hukuka dayalı demokratik toplum ve devlet yapısını geliştirip güçlendirmeye yönelik istek ve çabalara katkıda bulunmayı, …” diyerek açılamasını sürdürüyor.
Abhazya’nın Dostları Gurubu’nun kuruluş ideolojisi ve çalışmaları hakkında Nisan – Mayıs 2008 tarihlerinde yazmış olduğum makaleleleri lütfen bir kez daha okuyunuz.
Aslında Abhazya’nın Dostları Gurubu’nun kurulması, Abhaz Diasporası’nın da içerisinde bulunduğu ve tüm Kuzey Kafkasya Diasporası’nı temsil ettiğini iddia eden
KAFFED yapılanmasından ayrılma sürecini hızlandırmıştır. Yaşanan tarihsel süreci izlersek Abhaz Diasporası’nın sözcülüğünü üstlenen Abhaz
Dernekleri Federasyonu’nun (Abhaz – Fed) nasıl kurulduğunu görmüş oluruz.
Özellikle 2009 yılı sonlarında Abhaz Diasporası’nın KAFFED’i ve Çerkes kavramını sorgulamaya başlaması, İstanbul Kafkas Abhazya Kültür Derneği’nin KAFFED’e Bünyesinden ayrılarak Abhaz – Fed çalışmalarına başlaması, Abhaz Diasporasının önemli bir bölümünün bu yapılanmaya destek vermesi, bugüne kadar kendisini “Çerkes” Kavramı içerisinde gören Kuzey Kafkasya Halklarının bu kavramı tartışmasını gündeme getirdi.
Büyük Britanya İmparatorluğu’nun mirasçısı olan ABD Devleti Yönetimi tarafından Kafkasya üzerinde uygulanmakta olan politikaların yaşama geçirilebilmesi için oluşturulan “Çerkes – İslam” ideolojisi uzun yıllar önce yaşama geçirildi.
Özellikle Kuzey Kafkasya Diasporası üzerinde oluşturulan
“Çerkes Şemsiyesi”nin sarsılmaması için 2000’li yılların başlarında oluşturulan
“Demokratik Çerkes Platformu” mayasının tutmadığı görüldü.
Demokratik Çerkes Platformu içerisnde yer alan bir takım Kuzey Kafkasya Diasporası’nın önder
(!) kişileri yıpranmakta olan “
Kafkasya’da ve Kafkas Diasporası’nda Herkes Çerkes” mantığını öne çıkartarark yeni bir girişim başlattılar.
Kafkas Diasporasının bu değerli
(!) önderleri, özellikle Türkiye’de yaratılan Demokratik
(!) açılım politikalarına destek amacı ile Kuzey Kafkasya Halkları’na yeni bir ayar verebilmek için
29 Ocak 2010 Tarihinde
“Türkiye’deki Demokratik Yeniden Yapılanma sürecinde Çerkesler adına insiyatif ortaya koymak amacıyla oluşturulan Demokrasi için Çerkes Girişimi platformu, planlanan bölge ziyaretlerine başlayacaktır." Açıklaması ile “
DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ” adı altında bir bünyeyi piyasaya sürdüler. (bknz:
www.cerkesgirisimi.org )
Aslında bu girişim, KAFFED Bünyesi içerisinde yaşanan “Çerkes” kavramının Diaspora içerisnde yeniden ciddi olarak tartışılmasına yol açtı.
Bu girişim ile Çerkes
(!) Diasporası’nın AKP Hükümeti tarafından uygulanmakta olan Demokratik
(!) Açılım Projesine katkısı sağlanacaktı. Ancak Türkiye özelinde yaşanan gelişmeler Demokratik
(!) Açılım Politikalarının sekteye uğraması nedeni ile
“Demokrasi İçin Çerkes Girişimi” de başarı kazanamadı.
Ciddi olarak incelemek gerekirse kendilerini
“Çerkes” olarak gören Kuzey Kafkasya Diasporası içerisnde AKP yönetimine karşı tepki duyan kesim bu projeye sıcak bakmadı. Girişimin sözcülerinden olan Hulusi Üstün’ün siyasi yapısı
(kendisini pek önde göstermese de) bu yönde itici oldu. Yalçın Karadaş’ın siyasi kişiliği de bu hareketin sürdürlmesine yetmedi.
Demokrasi İçin Çerkes Girişimi” Hareketi sözcüleri, bugün için “Demokratik Çerkes Platformu” sözcülerü gibi çeşitli panellerde görüşlerini belirtiyorlar ancak Abhaz ve Kuzey Kafjkasya Diasporası’nı yönlendiremiyorlar.
Demokratik Çerkes Platformu, Abhazya’nın Dostları ve Demokrasi İçin Çerkes Girişimi hareketlerinin temel amacı, Abhaz ve Kuzey Kafkasya Diasporaları’nın “Çerkes Şemsiyesi” altında toplanması, bu toparlanmanın sonucunda da belirleyticisi olan “Çerkers – İslam” İdeolojisini Abhazya ve Kuzwy Kafkasya’ya giden misyonerler ve oradaki işbirlikçileri ile birlikte yaşama geçirmektir.
Tabii ki istenen ile yaşananlar arasında çelişkiler yaşanacaktır. Abhazya ve Kuzey Kafkasya Gerçeği, herkesi
“Çerkes Şemsiyesi” altında toparlanması için uygun bir zemin oluşturamadı. Ancak mücadelenin bir yönü olan
“Çerkes Soykırımı” olayı, özel olarak Sochi 2014 Kış Olimpiyatları’nın protesto edilmesi bahane edilerek Adıge Diasporası ve Adıge Toplumuna sunulmaya başlandı.
Bu çalışmalar için Gürcistan üs bölgesi olarak seçildi.
Gürcistan’ın desteği sayesinde Çeçenistan ve Dağıstan’da yaşanan dini temelli terör olayları son günlerde Kabardino Balkarya Cumhuriyeti, Karaçay Çerkesk, İnguşetya ve Kuzey Osetya topraklarına da “Çerkes – İslam” İdeololojisi adı altında sokuldu.
Gürcistan Devleti Yönetimi’nin daha önceleri Abhazya için yapmış olduğu
“Abhazya Devleti yöneticilerini, Abhaz Diasporası ile birlikte ikna edeceğiz” açıklamalarına
“Tiflis üzerinden Rusya Federasyonu’nun Adıge Diasporası ve Kuzey Kafkasya Halkları ile birlikte sıkıştıracağız, Çerkes soykırımını kabul ettireceğiz” açıklamaları ve Tiflis toplantıları ile yeni
AÇILIMLAR eklendi.
Bu konu derinliğine araştırılmalıdır.
Bizler Türkiye’de ki Abhaz ve Kuzey Kafkasya Diasporası’nın son durumuna geri gelelim.
Abhazya Cumhuriyeti ve Abhaz Ulusu’nun ve Abhaz Diasporası’nın
“Çerkes Şemsiyesi” adı altında toparlanamayacağını gören güçler şimdi son hamlelelrini yapıyorlar.
“ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ” adı altında ortaya yeni bir girişim çıktı. Aslında bu girişimi başlatanlar, uzun zamandan beri Adıge Diasporası’nın sözcülüğünü yapan ve Adıge isminin Çerkes ismi ile
(ADIGE = ÇERKES) özdeşleştiğini belirten chercessian. net girişimi içerisinde yer aldılar.
Özellikle Adıge Diaspora gençliği üzerinde sessiz bir biçimde çalışmalarını sürdürdüler.
21 Mayıs 2010 Tarihinde Taksim’de yapılan eylemi eleştiren yazımı yazdıktan sonra bu hareteti yönlendirenlerin niyetleri açık bir biçimde ortaya çıkmış oldu.
(Bknz: 28 Mayıs 2010 tarihli abhazyam.com 22 MAYIS TAKSİM ÇERKES SÜRGÜNÜ ANMA EYLEMİNİ "YEŞİL HİLAL PROGRAMI"NIN BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUM! Yazısı)
Bugün için
“Çerkes Hakları İnisiyatifi” Hareketinin sözcülüğünü üstlenen Sn. Murat Özden’in ki kendisi son yazısında bu girişimin Nart Yayıncılık tarafından yönlendirildiğini
“ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ" yazısında
“İstanbul’da Nart Yayıncılığın ev sahipliğinde yapılan toplantılarda "ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ" yürütme kurulu oluşturulmuştur.”diyerek açıklıyor.
Sevgili Murat Özden her zaman yaptığı gibi yazısında
“Girişime” katkı vermesini istedikleri kurumları yazıyor ancak hangi kurumun ne yanıt verdiğini ya da muhatap alıp, almadığını net olarak açıklamıyor.
“Bazıları kayıtsız şartsız destek verdi. Bazıları ama, fakat gibi tereddütler dile getirdi. Artık, ama, fakat, lakin' lerle kaybedilecek zamanımız kalmamıştır.” Diyerek
Kurumları “TEHDİT” ediyor.
Murat Özden’in sözcülüğünü yaptığı
“Çerkes Hakları İnisiyatifi” Girişimi aslında
“ÇERKES HALKLARI İNİSİYATİFİ” adı altında lanse edilmeli idi. Neden mi? Diye soracaksanız, Murat Özden’in çağrısını yaptığı kurumların içerisinde Abhaz Dernekleri Federasyonu, Çeçen Derneği de bulunuyor.
Nasıl olmuşta Oset Diasporası’nın Temsici Kurumu olan Alan Vakfı’nı unutmuş anlayamadım.
Kendisine sormak gerekir.
Çünkü onun Çerkes Kavramı içerisine Osetler de giriyor.
Sevgili Murat Özden aslında Çerkes Halkı Kavramını daha önce bana göndermiş olduğu yazısında
“Bugün Türk dünyası dendiğinde içerisine Türkiye, Azerbeycan,Kazakistan,Özbekistan,Türkmenistan,Tacikistan,
Çuvaşistan, Tataristan kavramı girmektedir. Çerkeslik ise Adige, Abhaz, Çeçen, Dağıstanlı, Oset, Karaçay ve Balkarları kapsamaktadır. Bunun böyle olmadığını ve hayal gördüğümü söyleyenler olacaktır.” Diyerek net olarak açıklıyor.
Murat Özden girişim adına Çerkes Halkını 13 Mart’ta Ankara’da etyleme çağırıyor. Ve ekliyor
“Bu tarihe tanıklık etmek isteyenler, Nartların Torunları, Şamil'in torunları, Hacı Grandük Berzeg'in torunları, Hacı Guzbek’in torunları, Dudayev'in evlatları, Arzınba'nın evlatları 13 Mart'ta Ankara’dayız.” Diyor.
Ve en can alıcı sözleri kullanarak
“Korkularımızı yenerek, paradigmalarımızı kırarak, binler, on binler olarak öyle bir ses vereceğiz ki, Ankara'dan çınlayan sesimiz Moskova'dan, Washington'dan, Brüksel'den duyulacak.
Haydi “Ben Çerkes'im” diyenler!”
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz!” diyerek son noktayı bağlıyor.
İlahi! Sevgili Murat Özden,
Adını saydığın üç başşehiri söyledin de içerisnde yaşadığın ülkenin başşehri olan Ankara’yı atladın.
Acaba bu atlamanın bir nedeni mi var.
Çerkes Diasporsı’na yaptırmayı düşündüğün eylem yaşadığın ülke yönetimine bir çağrı vermeyecek mi?
Yoksa eylemin asıl nedeni Demokratik (!) Açılım İçerisnde bulunan Türk – Kürt İkilemine “Türk + Kürt + Herkes Çerkes” üçlü denklemini mi sokmak istiyorsun.
Sevgili Murat Özden KAFFED zaten yıllardır bunu T.C. ini yönetenlere
“Çerkeslerin Abhaz Dili” gibi ilginç kavramlar ile dikte ediyor.
Yoksa sizlerin, bizlerin bielmediği ve anlayamadığı başka amaçlarınız mı bulunuyor?
Çerkes Hakları İnisiyatifi Hareketi’ne Kafkas Evi’nin Abhaz kökenli yazarı Erol Karayel’de destek veriyor.
Aslında Erol Karayel’in
“DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ” Eylemine katkılarını unutmuş değiliz.
Erol Karayel konu hakkında yazdığı yazısında
“bu tarihi yürüyüş “Çerkes olarak kalmak istiyorum” diyenlerin yürüyüşü olacak”. Diyerek Çerkes kavramının gidebileceği noktaları bizlere sunuyor.
(Bakınız: Çerkes Hakları İinisiyatifi Vesilesiyle yazısı www.kafkasevi.com )
Tıpkı
“DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ”ne verdiği destek gibi.
Benim anlamakta zorlandığım Adige Yurtseverlerinin, chercessia.net olarak bu hareketi irdelemeden balıklama dalmaları ve hala hangi amaçlara hizmet ettiğini anlayamamaları.
Eğer anlayamadılar ise kendi
VARLIKLARINI sorgulamaları gerekiyor.
Bu bir dost hatırlatmasıdır.
Aslında 22 Mayıs 2010 ile ilgil olarak yazmış olduğum yazıda Adıge Diasporasını
“Adige Diasporasının “Toplumsal - Kültürel örgütlenmesi” için çalışması gereken Adige arkadaşlarımızın duygusal zeminler içerisinde rahatlıkla farklı “ideolojik kullanımlara” yol açabilecek Yaşasın Çerkes Halkının Örgütlü Mücadelesi!” gibi genel anlamda “soyut” bir sloganının peşinden koşmanı sen anlayabiliyor musun?
…Aynen 18 -19. yüzyıllarda olduğu gibi “emperyal güçler”in Kafkasya’da oynamış oldukları “SATRANÇ OYUNU”nda “piyon” durumuna düşürülen ataları gibi bugünde 21. yüzyılda “piyon” durumuna düşmekten kurtulamayacaklardır.
Ben, 22 Mayıs Taksim “Çerkes Sürgünü” anma törenlerini, “Çerkes – İslam İdeolojisi”ni kullanarak Rusya Federasyonu’nun parçalanması için uygulanmakta olan “YEŞİL HİLAL PROGRAMI”nın bir parçası olarak görüyorum.” Diyerek uyarmıştım.
Yazımın başında belirtmiş olduğum
“DEMOKRATİK ÇERKES PLATFORMU + ABHAZYA’NIN DOSTLARI GURUBU + DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ + ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ = KAFKASYA’DA “HERKES ÇERKES” GİRİŞİMİ İNİSİYATİFİ. “ kavramının tarihsel bir gerçek olduğunu vurguluyorum.
13 Mart’ta yapılması düşünülen eyleme katılacak olan Abhaz Diasprası insanları sizlere Abhazya Cumhuriyeti ve Abhaz Ulusu’na ZARAR verecek eylemlere destek olmamanız çağrısında bulunuyorum.
Abhaz Diasporası içerisinde bulunanlar 13 Mart’ta Abhaz Bayrakları ile katılacağınız eylem sonrasında kendinizi Abhazya Cumhuriyeti, Abhaz Ulusu ve Abhaz Diasporası’na HESAP verecek konuma getirmeyiniz.
Abhaz Ulusu ve Abhaz Diasporası “Çerkes” Kavramı içerisinde eritilecek bir Ulus değildir.
Bizler Abhaz Diasporasının Toplumsal ve Kültürel Örgütlenmesi çalışmalarımızı ABHAZ – FED Bünyesi içerisinde sürdürüyoruz.
Adıge Diasporası’nı da ADIGE DERNEKLERİ adı altında örgütlenmeye, toplumsal ve kültürel taleplerinizi ADIGE DİASPORASI olarak belirtmeye çağırıyorum.
Adıge Diasporası’nın değerli yurtseverleri. Günümüzde yazarlarınızın ADIGE deyimini neden bıraktıklarını ve ne için soyut bir kavram olan ÇERKES deyimine sarıldıklarını net olarak sorun ve “İÇİNİZDEKİLERİ” sorgulayın.
Sizleri içerisinde yaşadıkları ülke yöneticilerinin “SİYASİ PİYONU” olarak kullanabilecek olan girişimler karşısında tepkinizi gösterin ve ADIGE ULUSU’na zarar verecek bu tür girişimlerde bulunanlardan HESAP sorun.
Abhaz ve Kuzey Kafkasya Diasporasını ABD, AB ve T.C. Devleti Yönetimleri ve KUKLALARI tarafından uygulanan “AÇILIM” politikalarına karşı DUYARLI olmaya çağırıyorum.
Saygılarınmla