RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 21 Ekim 2020, Çarşamba 16:51:40 tarihnde eklendi. 1831 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bizler Savaşa Karşıyız!

ABHAZYA CUMHURİYETİ SİVİL TOPLUM KURULUŞ TEMSİCİLERİ, ULUSLARARASI KURULUŞLARA, DAĞLIK KARABAĞ’DA, AZERİ – ERMENİ ÖLÜMLERİNİ DURDURUN ÇAĞRISINDA BULUNDULAR!
Bizler Savaşa Karşıyız!
21/10/2020. Suhum. 20 Ekim 2020. Abhazya – İnform.. Çeviri. Fatih Atan. (Atanba - Тванба). Abhazya Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluş temsilcileri, Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar ile ilgili olarak, BM Güvenlik konseyi, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, AB Güney Kafkasya Özel Temsilciliğine hitaben çağrı mesajı yayınladı. 
 
Abhazya STK Temsilcileri Çağrı Mesajı:

“Karabağ çatışmasının yaşanmış olduğu bölgeden askerlerin ve sivillerin ölümleri hakkında gelen olumsuz haberleri tüm dünya korku ve endişeyle izliyor. Ölen askerlerin çoğu, ancak 20 yaşında olan genç insanlar.

Bugün yaşanan savaşta en kıymetli insanları kaybeden Ermeni ve Azeri ailelerin yaşadıkları trajedi, bizleri 30 yıl önce, büyük Sovyet imparatorluğunun geçmişten ayrıldığı bir döneme geri getiriyor. Karabağ, Gürcistan-Güney Osetya ve Gürcistan-Abhaz ihtilaflarının Sovyetler Birliği'nin yarım kalan çöküş sürecinin bir sonucu olduğu aşikardır. Bununla birlikte, SSCB'nin çöküşüne rağmen, eski Sovyet halklarının sıkıntılı yaşamları önemini sürdürüyor: Bazıları saldırganlığın kurbanı olsalar bile özgürlük ve bağımsızlığı elde ederken, diğerleri elde edemiyor.

Üzülerek belirtmek isteriz ki, uluslararası toplum arabuluculuğuna egemen olan düşünce, aslında Bolşevik özerkleştirme yapılanmasıyla sınırlı olan bu yaklaşımdır. Dünyanın önde gelen ülkeleri çatışmaların çözümünü resmen üstlendiler, farklı taraflardan acı çeken insanlara umut aşıladılar, ancak aslında çatışmaların donmasına katkıda bulundular, çünkü kanlı savaşlardan sonra eski Stalinist sınırlarda “toprak bütünlüğü” nü yeniden aynı biçimde kurmak olanaksız. Güney Kafkasya'da kendi kaderini tayin hakkının tanınması yoluyla çatışmayı çözmenin yolu, örneğin Kosova gibi mevcut dünya örneklerinin bulunmasına rağmen reddedildi. Bu açıdan gösterilen ısrar, aslında tüm bölgede uzun vadeli barış ve işbirliğine doğru çağdaş gerçeklere dayanan rasyonel bir yol arayışını durdurmaktadır. 

Zamanımızın önde gelen insan hakları eylemcisi Andrei Sakharov, bir zamanlar “küçük imparatorlukları” korumanın zararlı doğası hakkında uyarıda bulunmuş ve tüm Sovyet cumhuriyetlerine, siyasi statülerine bakılmaksızın, kaderlerini bağımsız olarak belirlemeleri için eşit siyasi haklar verilmesi çağrısında bulunmuştur. Sakharov'un yapıcı ve adil yaklaşımını görmezden gelmenin bir sonucu olarak, savaştan sağ kurtulan ve büyük fedakarlıklara maruz kalan halklar çoğu zaman izole edilmekte ve müzakere sürecinden dışlanmış durumda bulunuyor.

Tüm insanlık,neredeyse, çatışmanın hangi tarafında yaşadıklarına bakılmaksızın çağdaş gerçekliklerin reddedilmesi, sadece tanınmayan ve kısmen tanınan cumhuriyetlerin deği del, aynı zamanda geniş uluslararası tanınırlığa sahip ülkelerin özgür gelişimini engelleyen, “toprak bütünlüğü” fetişinin kurbanı oluyor.

Bugün Karabağ'daki savaşın hangi güçle yeniden alevlendiğini ve düşmanlıkların uluslararasılaşmasının ne kadar hızlı gerçekleştiğini, yeni bölgesel oyuncuların çatışmaya dahil olduğunu görüyoruz ki bu, afet bölgesinin yerel çatışmanın çok ötesinde genişlemesiyle dolabileceği gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Bu koşullarda, tüm uluslararası etki araçları, yaşanan çatışmaların derhal durdurulmasına yönelik olmalıdır. Uluslararası toplum, üretken bir barış sürecini teşvik edecek araçlara ve mekanizmalara, özellikle daha az kritik durumlarda sıklıkla ve yaygın olarak kullanılan ekonomik ve siyasi yaptırımlara sahip bulunmaktadır.

Bu yaşanan savaşta yaşamını yitirecek olan Ermenileri ve Azerileri kurtarmak adına Karabağ'ın da katılması gereken müzakerelere bir an önce başlanması gerekiyor. Çatışan taraflar arasında diyalog olmazsa, müzakereler eksik ve umutsuz hale gelir, bu durum karşılıklı anlayış ve barışa da yol açamaz.

Çatışma içerisinde ki taraflarından birinin oy hakkından mahrum bırakılması kabul edilemez. Bu nedenle, dünyanın her yerinde Karabağ'ın bağımsızlığının tanınması için talepler giderek artmaktadır. 

Bizlerde bu gereksinimlere sesimizi katıyoruz! 

Aynı zamanda, tüm dünya tarafından desteklenmesi ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme ulaşılıncaya kadar sürmesi gereken, müzakere süreci çerçevesinde birikmiş birçok tartışmalı konunun tartışılması sonrasında tanınmanın gelebileceğini anlıyoruz.

Güney Kafkasya'daki çatışmaları çözme süreçlerine dahil olan herkes, Sovyet Güney Kafkasya'sının hayaletlerini yapay olarak destekleme sorumluluğunu üstlendiklerini, giderek daha fazla kurban ve yeni kurbanlar  talep etttiklerini bilmelidirler.

Hâlâ kurtarılabilecek hayatlar uğruna, bugün Güney Kafkasya halklarının kaderinin bağlı olduğu tüm ülke ve kuruluşlara - Kafkasya'da yenilenme, kalkınma ve barış adına, tarihin doğal akışına müdahale etmeyin, diyoruz!

İmza edenler: Batal Kobakhia, Arda Inal-Ipa, Liana Kvarchelia, Diana Kerselyan, Nadezhda Venediktova, Natella Akaba, Said Gezerdava, Asida Lomia, Alkhas Tkhagushev, Inal Khashig, Marietta Topchian, Elena Kobakhia, Bella Turtseva, Elena Kuvichko Inna Barchan, Rosita Herman (ve Fatih Tvanba.)”
 
NOT: Abhazyam.com adına Fatih ATAN (Atanba - Тванба) olarak bu bildiriye imza atıyoruz.  
 
Kaynak: www.abkhazinform.com
 
www.abhazyam.com

ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.