RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 20 Ekim 2020, Salı 15:15:12 tarihnde eklendi. 1799 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aliyev Ve Erdoğan, Uysallaşır mı?

STANİSLAV TARASOV “ALİYEV VE ERDOĞAN’I KİM UYSALLAŞTIRACAK? MİT'İN DAĞLIK KARABAĞ'A SURİYE'DEN 1300, LİBYA'DAN 150 PARALI ASKER GÖNDERDİĞİ İDDİA EDİLİYOR.”
Aliyev Ve Erdoğan, Uysallaşır mı?
20/10/2020. Moskova. REGNUM. 19Ekim 2020. Stanislav TARASOV. Resim: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Dağlık Karabağ sorununun çözümü için, bu süreci güç kullanma kanalından ziyade, diplomasi kanalında harekete geçirmek için yeni bir güçlü siyasi itici güç ve ivmeye gereksinim vardır. Bu tür çalışmalar, Güney Kafkasya'nın ötesine geçen geniş çaplı bir askeri çatışmaya dönüşmeden önce mutlaka başlatılmalıdır.
 
Dağlık Karabağ'da çatışan Azerbaycan ve Ermenistan askeri birimlerinin çabaları ve AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları olan ülkelerin arabuluculuk çabaları olmadan, 18 Ekim saat 00: 00'da yürürlüğe giren insani ateşkes anlaşması, ihlal edildi. Ateşkes kararın, “1 Ekim 2020 tarihli AGİT Minsk Grubu eş başkanlık ülkelerini temsilen Fransa Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri devlet başkanlarının 1 Ekim 2020, 5 Ekim 2020 tarihli açıklamaları ve 10 Ekim 2020 tarihli Moskova anlaşmaması uyarınca” alındığı ileri sürülmüştü.
 
Tarafların birbirlerini ateşkesin ağır ihlali ile suçladıkları görülüyor. Cephenin kuzey ve güney kesimlerinde çatışmalar sürüyor. Her iki taraf da kayıplar yaşıyor, ölü ve yaralılar bulunuyor. Bilinen nedenlerden dolayı, taraflar savaş alanında yaşananların çoğunu değilse bile bir kısmını da açık olarak bilgilendirme alanalına koymazlar . Pek çok basın bilgisi, onaydan yoksun oldukları için dikkatle incelenmelidir, bu da ne olduğuna dair ayrıntılı, güvenilir bir fotoğraf oluşturmayı zorlaştırıyor. Ancak, çok sayıda siyasi açıklama duyulduğu ve çeşitli diplomatik temaslar gerçekleştirildiği için, güçlerin jeopolitik hizalanmasının oluşumundan söz edebiliriz. Şu anda, görünen durum apaçık ortada: Azerbaycan'ın Türkiye'nin etkin ve neredeyse her yönden desteği ile yarattığı yıldırım savaşı sonuçlanmadı. Savaş uzun sürekli bir yapıya dönüşüyor. Yine de Ankara kendisini pek çok zorluğun ortak paydası ve nedeni olarak ortaya koyuyor.
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu arasında bir telefon görüşmesi daha gerçekleşti. Bu vesileyle iki dışişleri bakanlığının açıklamış olduğu resmi raporları, “Rusya Federasyonu, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlarının 10 Ekim tarihli Moskova bildirisindeki hükümlere kesinlikle uyulması gerektiğine”, “acil bir ateşkes rejimi ve koordinasyon gereksinimine olduğuna dikkat çekiyorlar”, “AGİT Minsk Grubu mekanizmaları çerçevesinde müzakere sürecini sürdürmek için adımların gerçek sonuçlara ulaşmak için hızlı bir şekilde koordine edilmesinin önemini” belirtiyor, bunlar doğru sözler gibi geliyor.
 
Ancak kelimelerin arkasında somut eylem bulunmuyor. Bu aynı zamanda Lavrov ile Ermeni ve Azerbaycanlı meslektaşları arasındaki telefon görüşmeleri için de geçerli. Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Minsk Grubu Dağlık Karabağ konusunda müzakereleri tamamlamalı” ve “toprakları Azerbaycan'a iade etmelidir” diyor. Ve Ötesi. Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Rusya'yı bu süreci ertelemekle suçluyor. Ancak AGİT Minsk Grubu'nun hareketsizlikle ilgili suçlamalarının hiçbir temeli bulunmuyor, çünkü grup kendi adına kendisine emanet edilen işlevleri yerine getiriyor - taraflar arasında arabulucu olmak ve uzlaşmacı bir çözüm bulmalarına yardımcı olmak -. Grubun görevi, çatışmadaki katılımcılara herhangi bir çözüm dayatmak değildir.
 
Buna karşılık olarak, Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi, Dağlık Karabağ'ın kontrolünün yeniden sağlanması ve Azerbaycanlıların bölgeye geri dönmesi konusunda ısrar ediyor. Ona göre, hedefe ulaşmak için Bakü “sonuna kadar gidecek” ve Azerbaycanlı yetkililer Dağlık Karabağ'ın bağımsızlığının tanınmasına asla izin vermeyecek. Buna karşılık olarak Ermenistan Başbakanı Nikol Pashinyan, ülkesinin Dağlık Karabağ'ın kendi kaderini tayin hakkını reddedilmesini kabul etmediğini ve uluslararası toplumu Dağlık Karabağ'ın devletini tanımaya çağırmayı sürdürdüğünü söylüyor. Aynı zamanda, çatışan taraflar, konumlarını sıkılaştırarak, çatışmanın barışçıl yollarla çözülmesine ilişkin önceden kararlaştırılan ilkelere aykırı davranıyorlar.
 
Bu nedenden dolayıdır ki, Ermenistan barış müzakerelerine daha hazır olmasına rağmen Bakü ve Erivan karşılıklı verilecek olan tavizlere hazır olmadığından, Minsk Grubu'nun başlangıçtaki müzakere pozisyonuna geri dönmesi oldukça zor olacaktır. Aliyev genel olarak sorunu çözmek için güç kullanımını en kabul edilebilir olarak görüyor. 1999-2001 yılları arasında AGİT Minsk Grubu Eşbaşkanı olarak görev yapan eski ABD Büyükelçisi Carey Cavanaugh, Aliyev'in Dağlık Karabağ sorununun askeri bir çözümü olmadığına ikna olana kadar “savaşın devam edeceğine” inanıyor. Ama bunu nasıl yapmalı? O, ne de olsa Erdoğan'a güvenerek, İngiliz uzman Lawrence Broers'a göre “Moskova'dan gelenler de dahil olmak üzere çatışmanın tarafları üzerindeki uluslararası etkinin azaldığını gösteren işaretler aldığını düşünen” güce dayanan bir senaryoyu uygulamaya karar verdi.
 
Broers'a göre, “Rusya daha fazla diplomatik güce sahip bulunabilir, ancak Türkiye, Azerbaycan'ı destekleyerek, savaş alanında potansiyel olarak daha fazla güce sahip olabilir.” Uzman aynı zamanda, Amerika Birleşik Devletleri'nin ateşkesin gözetilmesi ve çatışmanın barışçıl yoldan çözülmesi çağrısında bulunmasına rağmen, bölgedeki durumun çözümünde gereken rolü oynamadığına inanıyor. Karabağ savaşı Avrupa kıtasının bir bölümünde gerçekleşmesine rağmen, AB pasif olarak duruyor. uluslararası aktörler açısından pratik olarak hiçbir toplu eylem bulunmuyor.
 
Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Bakü  yönetiminin yanında, Dağlık Karabağ'daki savaşlara katılmak için farklı ülkelerden aktif olarak paralı askerler topladığını ve bunları da Savunma Bakanlığı'nın desteğiyle getirdiğine dair kanıtlar bulunuyor. Sadece Ekim ayının ilk haftasında bu savaşın yaşandığı bölgeye Suriye'den 1.300 ve Libya'dan yaklaşık 150 adet paralı asker gönderildi. Erdoğan, buma yanıt olarak, Minsk Grubu'nun Ermenistan'a silah göndererek yardım ettiğini iddia ediyor. Dağlık Karabağ sorununun çözümü için, bu süreci güç kullanma kanalından ziyade, diplomasi kanalında harekete geçirmek için yeni bir güçlü siyasi itici güç ve ivmeye gereksinim vardır. 
 
Bu tür çalışmalar, sadece Güney Kafkasya'da değil, tüm bölgede tam ölçekli bir askeri çatışmaya gelmeden önce kesinlikle başlamalıdır.
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/3092645.html
 
www.abhazyam.com 

ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.