RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 11 Temmuz 2020, Cumartesi 13:32:54 tarihnde eklendi. 541 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan, Atatürk’ü Terk Etti!

STANİSLAV TARASOV – STANİSLAV STREMIDLOVSKY “TÜRKİYE İÇİN, MÜEZZİNİ AYASOFYA’DA DUA ETMEYE ÇAĞIRMANIN BEDELİNİ ÖDEMEYE DEĞER Mİ?”
Erdoğan, Atatürk’ü Terk Etti!
11/07/2020.  Moskova. 10 Temmuz 2020. REGNUM. Stanislav TARASOV – Stanislav STREMIDLOVSKY. Foto: İvan Shilov. Çeviri: Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Erdoğan, dünyanın eski katedrali olan Ayasofya'nın statüsünü değiştirmeye ilişkin bir kararname imzaladı - Hristiyan dünyasının ana sembollerinden biri olan ve yeniden cami olan Ayasofya Müzesi. Uzun vadeli sonuçları olacak tarihi bir adım attı.
 
Türkiye Cumhuryeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzun vadeli sonuçları olacak tarihi bir adım attı. O, Hristiyan dünyasının ana sembollerinden olan Ayasofya müzesi olan eski Ayasofya katedralinin statüsünü değiştirmeye ilişkin bir kararname imzaladı ve Ayasofya yeniden camiye dönüştürülüyor. Bu, konu ile ilgili karar, Danıştay tarafından alınan karar sonrasında mümkün olmuştur.
 
Türk yetkililerin eylemlerinin ardında ne var, çünkü Ayasofya'nın İslamiyet'e geri dönmesi birçok sembol ve anlam içeriyor mu? Bazılarını belirtelim. Her şeyden önce Erdoğan, sonunda Ayasofya'ya 1934'te müze statüsü veren ve Avrupalılaşma yolunda ilerleyen Atatürk döneminden ayrıldığını gösterdi. Türkiye sonunda kendini İslam dünyasına geri döndürüyor, laik müzenin statüsünü kaldırmayı, ulusal egemenlik hakkına bağlıyor. The American Conservative, Müslüman din adamlarının 2010 yılında yeni ibadet yerlerinin açılmasına ilgi gösterdiklerini not ediyor. 2013'ün başlarında Trabzon’da bulunan Küçük Ayasofya Kilisesi, cami olarak açıldı. Yarım yüzyıl önce, orada restore edilen Bizans freskleri ile bu kilise bir müze olarak hizmet etti. İki yıl önce, Türk İznik şehrinde bulunan Ayasofya katedrali de, camiye dönüştürüldü.  Benzer bir durum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Lefkoşa'daki Ayasofya kilisessinin başına da geldi ve o şimdi Selimiye camii.  
 
Ancak, Financial Times'ın İngiliz baskısında yazdığına göre, şimdi "Erdoğan, Orta Çağ ruhlarını uyandırdı ve 1453'te Türklerin Konstantinopolis'i ele geçirerek Türklerin bölgeye gelen işgalciler olarak davrandığını hatırlatıyor." Ve şimdi Ayasofya'nın statüsü sorunu Avrupa'da “Orta Çağ zamanlarına dönüş” ve “Hıristiyanlığın birliği ve kurtuluşuna bakış açısından” sunuluyor. E. M. Primakov Dünya Ekonomisi ve uluslararası ilişkiler Akademisi Bilim İnsanı ve Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomatik Akademisi doçenti Vladimir Avatkov’un, "Erdoğan, Türk, Yeni Osmanlı ve İslam Dünyasında: Konstantinopolis’i, 2. kez fethederek kendisini dünyada, 3. anahtar oyunculardan biri olarak konumlandırmaya çalışıyor" görüşüne katılabilirsiniz. Aynı zamanda, bu olayın, yakın gelecekte Avrupa ve Türkiye arasındaki ilişkilerde dini bir düzenleme olacağını ve belirli koşullar altında oluşacak olan kriz olayları ile büyüyeceğini göstermektedir. Ayrıca Ankara’da ki, dışa dönük muhafazakârlığın güçlendirilmesi göstermektedir ki, Türkiye’nin bu politikası, kaçınılmaz olarak sadece Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesini etkilemeyecektir.
 
Bir olay zaten kendini gösterdi. Yunanistan'da, parlamentosunda bulunan “Yunan Çözümü Partisi” «Греческое решение»  Selanik'te bulunan Türk devletinin kurucusu Atatürk’ün doğmuş olduğu evini Pontus Yunanlıların soykırım müzesine dönüştürmek için bir öneride bulundu (Aslında RTE ve AKP, uygulamış olduğu politika nedeniyle, bu öneriye ses çıkarmaz, çıkarmak isterse de iç politikada kullanır – Abhazyam.com). Bu yeni gelişmeler, 1915'teki Ermeni Soykırımı'nın yaratacağı sorunları veya Ortadoğu'da ki Hıristiyanlığın durumunu gündeme getirebilir. Ancak bu sadece başlangıç. Soru, Hıristiyan kartını kimin oynayabileceğidir. Eğer, bu yılın Mayıs-Haziran aylarında kiliselerin tepkisine bakarsanız, Ankara Ayasofya'nın statüsünde gelecekteki değişiklikleri etkin olarak ima eden bir bilgilendirme kampanyası başlattığında belirsiz olarak görünüyordu. Konstantinopolis Patrikhanesi, teoride, Hıristiyan birliğini göstermek için dünya çapında Ortodoks patriklerini ve metropolleri toplamak için alarm zilleri çalması gerekirdi, ama uzun bir süre ara vermis görünüyor. Bunların hiçbiri yapılmadı. Üstelik, bu gelişmeyi ilk protesto eden Moskova Patrikhanesi oldu, ancak son iki yıldır Fener Patrikhanesi, Ukrayna'daki kiliseye davranmış olduğu gibi, Rus Ortodoks Kilisesi'ne kardeşçe muamele etmedi.
 
Sadece Temmuz'un ilk günlerinde üç patrik daha yanıt verdi - Gürcü, Kudüs ve Rumen ve bunlardan sadece Rumen Kilisesi başkanı Patrik Daniil, Konstantinopolis Patriği (Fener Patriği – abhazyam.com) Bartholomew’e doğrudan hitap etti. Moskova Patriği Kirill, Gürcistan Patriği İlyas II ve Kudüs Patriği Theophilus III'e gelince, onlar adres olarak Türk yetkililere seslendi. Ortodoks kurumları, Ankara'yı varolan statükoyu korumaya, laik mantık içinde kalmaya çağırdılar. Bazı gözlemciler arasında bu durumdaki şaşkınlık, olayları yorumlamayı reddeden Vatikan'ın konumundan kaynaklandı. Yunan Ortodoks portalı Ortodoks Times'ın Erdoğan'ın kararnamesinin yayınlandığı günde yazdığı gibi, tüm dünya Türkiye'nin “Ayasofya'yı tekrar kutsallaştırmaya yönelik niyetlerine karşı protesto ederken, Roma'nın konuşkan ve hassas piskoposu sessiz” ve bu davranışla "Roma, tarihinde ikinci kez” (1453 yılında olduğu gibi) müdahale etmemeyi ve sessiz kalmayı tercih ediyor." Yaklaşımında bulunuyor.
 
Bu arada, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Ayasofya hakkındaki nihai kararının raporlarının ortaya çıkmasından sonra, Moskova Patrikhanesi Kilisesi-Toplum ve Medya İlişkileri Bölümü başkanı Vladimir Legoyda, TASS ile yaptığı röportajda şunları vurguladı: “Rus Ortodoks Kilisesi ve diğer Ortodoks Kiliselerinin endişelerinin duyulmaması talihsiz bir durum. Ne yazık ki bu karar, mevcut çelişkileri uzlaştırmayı amaçlamıyor, aksine, Patrik Kirill'in 6 Temmuz'daki açıklamasında söylediği gibi, daha da büyük bölünmelere yol açabilir. ” Orta Doğu'daki ve dünyanın diğer bölgelerindeki Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasındaki krizin derinleştirilmesi söz konusuysa, sorulması gereken tek şey var: Türkiye için, müezzini Ayasofya'da dua etmeye çağırmanın bedelini ödemeye değer mi?
 
Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/3007385.html
 
www.abhazyam.com 

ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.