RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 12 Ağustos 2018, Pazar 19:46:20 tarihnde eklendi. 1574 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

08 Ağustos 2008 ve Diaspora

Gürcistan'ın Tskhinval Katliamı'ndan bu yana 10 yıl geçti
08 Ağustos 2008 ve Diaspora

08/08/2008 Katliamı.

GÜRCİSTAN’IN TSKHİNVAL KATLİAMI’NDAN BU YANA 10 YIL GEÇTİ! 

09/08/2018. Türkiye. 08 ağustos. Fatih Atan (A’tanba - Тванба). Sevgili abhazyam.com izleyicileri, sitemizde oluşan teknik sorun nedeni ile 08 Ağustos tarihinde yayınlanması gereken yazımızı bugün yayınlıyoruz. Bu aksaklık nedeni ile sizlerden özür diliyoruz.  

Değerli okuyucular, bugün 08/08/2018, Gürcistan’ın Güney Osetya’ya karşı başlatmış olduğu işgal girişiminden bu yana 10 yıl geçti. O dönem Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin talimatı ile Gürcistan silahlı kuvvetleri, Güney Osetya’nın başşehri, Tskhinval’e karşı saldırıya geçmiş, beş gün süren savaş sırasında, Bin’in üzerinde sivil oset insanı yaşamını yitirmişti. (Ayrıntılı olarak öğrenmek isteyenler, “08/08/2008 Güney Osetya Katliamı” adlı kitabımı okuyabilirler)

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in talimatı ile Rusya Silahlı Kuvvetleri olaya müdahale ederek Gürcistan silahlı kuvvetlerini Güney Osetya toprakları dışarısına çıkarmıştı. Savaş sonrasında 26 ağustos 2008 Tarihinde Rusya Federasyonu, Abhazya ve Güney Osetya’yı bağımsız ve egemen devlet olarak tanıyarak, özelde Kafkasya, genelde de Dünya üzerinde yeni bir çağa adım atılmasını sağlamıştı. 

Aradan on yıl geçti, Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını tanıyan BM’e üye devlet sayısı, son Suriye Arap Halk Cumhuriyeti’nin tanıması ile 7’e çıktı. (Rusya Federasyonu, Nikaragua, Venezuela, Nauru, Vanuatu, Tuvalu ve Suriye Arap Halk Cumhuriyeti)

Kısaca günümüz koşullarından söz etmek istiyorum, Abhazya Cumhuriyeti ve Güney Osetya Cumhuriyeti, yeni dönem koşullarına bağlı, devlet ve toplum yapılanmalarını oluşturarak, demokratik cumhuriyetler olarak varlıklarını sürdürüyorlar.  

Abhaz Diasporası ve Oset Diasporası, çoğunluk olarak TC’de yaşayanlar Abhazya ve Güney Osetya’ya olan desteklerini sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak özellikle, Abhaz Diasporası, Türkiye’nin Abhazya’ya 1996 yılından bu yana sürdürmüş olduğu, ulaşım, kültür, siyasi ambargolar nedeni ile atavatanları ile bağlantı kurmakta zorluk çekiyorlar. 

Abhaz Diasporası’nın tek ulaşım bağlantı yolu olan Sochi – Psou giriş kapısında ise, özellikle Rusya’nın TC vatandaşlarına uygulamış olduğu vize nedeni ile sıkıntılı bir dönem yaşamktadırlar. Bu durum, bir nevi Abhaz Diasporasına Abhazya’ya giriş nedeni ile ambargo niteliği taşımaktadır. Bizler özellikle Rusya Federasyonu’ndan bu sıkıntının giderilmesi için çözüm üretmesini bekliyoruz.

Abhazya Devleti ve Abhaz Diasporası’nın beklentilerinin farklılığı nedeni ile çelişkili durumlar ortaya çıkıyor.

En son, Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı’ının Türkiye’ye gelmek istemesi ve bu konuda ısrarlı olması, bir nevi siyasal krize yol açtı. TC’deki siyasal seçimler dönemine rastlayan bu süreç, Abhazya Devlet Başkanı’nın bu ısrarı, TC ile bir nevi siyasal çatışmaya ve TC’e sokulmaması sonucuna yol açtı.  

Bu konuda, onun TC’e getirilmesi için girişimde bulunanlar ve Abhazya Devleti Yönetimi, oluşan sonuçtan, birincil derecede sorumludurlar.

Bir başka konu, Balballı’da yapılan Ayhabılar toplantısında yaşanan bayrak krizi. Bilindiği üzere, Abhaz Diasporası Ayhabılar Toplantısı, TC’deki Abhazların sorunlarının görüşülmesi amacını taşımaktadır, ancak, gereksiz yere siyasi partilere mensup kişilerin, misafir olarak davet edilmesi, toplantının niteliğini değiştirdi.  

Toplantıya katılırken, siyasal kimliklerini dışarıda bırakması gereken kişilerden özellikle TC İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya konuşma hakkının verilemesi tam bir rezalete yol açmıştır. Süleyman Soylu’nun konuşma yaparken, kürsüde ve toplantı alanında bulunan Abhazya Cumhuriyeti bayraklarının toplatılması, tam bir rezalettir ve Abhaz Halkına hakaret niteliğindedir. 

Bugüne kadar, bildiğim kadarı ile Ayhabılar Kurulu’ndan ve organizasyonu yönetenlerden, Abhaz Diasporası ve Abhazya Cumhuriyeti’ne karşı herhangi bir özür dilenmemiştir.  

Bu ayıptan bir an evvel kurtulunması gerekir, Ayhabılar Kurulu’nun nasıl oluşturulacağı da tartışmaya açılmalıdır. 

Diğer bir konu ise Dünya Abhaz – Abazin Kongresi sonrasında, özellikle TC’deki Abhaz Diasporasında yaşanan karışıklıklar, Eski yöneticilerin, yeni yönetim hakkında  yazmış oldukları anlaşılmaz eleştiri yazısının bir de Abhaz – Abazin Kongresi amblemi altında yayınlanması ise, bizlerin içinde bulunduğu durumun ne derece anlaşılmaz olduğunun göstergesi olarak önümüzde duruyor.   

En son konu ise, tam bir traji – komik bir tepki mesajıdır.  

Son dönemde Türkiye ve ABD arasında yaşanan siyasal- ekonomik çatışmaya, TC’deki Abhazları katmaya çalışma girişimleridir.  

Abhaz Dernekleri Federasyonu tarafından yayımlanan bildiri, tam bir fiyaskodur. Toplumsal niteliği olması gereken ve her türlü siyasal yapıdaki kişinin oluşturmuş olduğu bir sivil toplum kuruluşu, siyasal nitelikli bir bildiri yayımlamıştır. 

TC ve ABD arasındaki siyasal girişimlerin tamamen dışında kalması gereken Abhaz – Fed, bildirisinde ABD yönetimini kınayarak, Balballı’da bayrak krizine yol açan Süleyman Soylu’yu, “mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” diyerek koruma girişiminde bulunmuştur.  

Ayrıntısına girmek istemiyorum, ama baştan aşağıya yanlış bir bildiri olduğunu ve katılmadığımı belirtmek isterim.  

Devletler arasında yaşanan siyasal – ekonomik krizlerde STK’lar, topluma danışmadan, siyasal içeriği olan böyle bildiri yayınlayamazlar. 

Evet sevgili okuyucular, bugün 08 Ağustos, Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırısının 10. Yıldönümü ve bizler ne tür konularla uğraşıyoruz.  

Bugünlerde Karadeniz bölgesinde, Gürcistan, NATO, ABD ve TC’nin de katıldığı ortak askeri tatbikat düzenlenmektedir. Bilindiği üzere, 10 yıl önce de benzer bir askeri tatbikat düzenlenmiş, TC ve NATO ülkeleri tarafında silahlandırılan Gürcistan, tatbikatın ardından Tskinval’de binin üzerinde sivil insanın ölümüne yol açan bir savaş başlatmıştı. 

Abhazya Cumhuriyeti tarafından, bu tür bir tatbikatların gözdağı ve tehdit niteliğinde olduğu, bölgede ki istikrarı bozma hedefi taşıdığı belirtilerek kınanmıştır.

Abhaz ve Oset Diasporası, NATO ülkeleri arasındaki “Kayıkçı Döğüşünde” taraf tutacaklarına, asıl başta ABD veTC olmak üzere NATO ülkelerinin Gürcistan’a silah vermesini, NATO’ya üyelik girişimlerinin, bu tür askeri tatbikatların bölgede sıkıntı yaratacağını gündeme getirsinler. Kendi içsel sorunlarının çözümüne ağırlık versinler.

 
Saygılarımla. 

ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Parna-Beka Chilashvili - Anadilinde eğitim ve ırkçılık meselesi

Sergey Şamba’nın “Эхо Москвы”ye geçenlerde verdiği söyleşiyi okuduysanız, Abhazya’da Abhazların pek de mutlu olmadığını anlamış olmanız lazım. Düşünün, bunu dile getiren “bağımsızlık hareketi”ni başlatanlardan biri. Türkiye’de etnik grupların dilini ve kimliğini ne kadar koruduğunu ben de biliyorum. Abhazya’nın geleceği konusunda kötümser tahmini kişisel olarak ben yapmadım; bu tahmini yapan çok sayıda sosyal bilimci var. Siz de biliyorsunuz ki Abhazca ortaokuldan sonra eğitim dili değil. Abhazya’da (Gali bölgesinde) artık Gürcüce öğrenim yapılmıyor; Gürcülere Rusça eğitim zorunluluğu getirildi. Bunun bilmeniz gerekir. Gürcistan’da her etnik grup kendi dilinde öğrenim görme hakkına sahip; bu hak sadece “Kartveli ulusu”nun birer parçası sayılan Megrel ve Svanlara tanınmıyor. Ben kişisel olarak bir ülkede konuşulan her dilin okullarda öğretilmesinden yanayım. Örneğin Abhazcayı sadece Abhaz değil, Gürcü de öğrensin ve başkaları da. Irkçılığa gelince: Gürcülerin bir kısmı, Abhazların bir kısmı ne kadar ırkçıysa, en fazla o kadar ırkçı. Irkçıların olmadığı ülke mi var?

 

Editör Yorumu: Sergey Şamba'nın artık, savaş sırasındaki kişi olmadığını, Abhazya'nın bir Singapur olabileceği gibi, uçuk fikirlere sahip olduğunu bilen kişiyiz, o yüzden "Exo Moskva" daki görüşlerini de ciddiye almıyorum. Bizler onun hakkında çoktan düşüncemizi belirledik. Neyse, sizden ricamız artık bu yazışmaları, burada keselim, olayları akışına bırakalım, Gürcü ulusuna da, diğer uluslara saygı temelinde, .ABD'den bağımsız bir halk cumhuriyeti kurmaları dileği ile selamlar. Not. artık yazılarınızı yayınlayamayacağız. kusura bakmayın!

Parna-Beka Chilashvili - adım konusu

Parna-Beka Chilashvili adını Google'da arayınca zaten kim olduğum çıkıyor. Adımı saklamak gibi bir niyetim yok. Türkçe karakterlerle de Parna-Beka Çilaşvili diye yazıyorum. Bağımsızlık kelimesinin yarattığı heyecanı elbette anlıyorum; ama Rusya’nın derdi asla bu değil. Bu zincirleme Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin bağımsızlığını kendi eliyle tetiklemesi anlamına gelir. Bu sözde bağımsızlıklar sadece Batıyla kurduğu ilişkilerden dolayı Gürcistan’ı cezalandırmak için kullanılan bir silah. Kırım da Ukrayna’nın cezası. Bunu sizin anlamanız gerekiyor; Gürcistan Abhazya ve Güney Osetya olmadan da var olabilir; ama siz kendi halkınızın sonunu getiriyorsunuz. Yıllar sonra torunlarınızın söyleyeceği söz muhtemelen şu olacak: Acaba Gürcistan içinde geniş haklara sahip özerk cumhuriyet olarak kalsaydık, dilimizi ve kimliğimizi koruyabilir miydik? Yorumlarımı yayımladığınız için teşekkür ederim.

 

Editör Yorumu: Abhazlar, Diasporada bile dilini ve kültürünü kaybetmemek için mücadele veriyor, bunu bilen birisi olmanız gerekir, SSCB öncesi ve sonrasında da Abhaz halkı Gürcistan olmadan da varlığını sürdürüyordu ve sürdürüyor. Şu anda Abhazya'da Abhaz dili dışında, Rus, Ermeni ve Gürcü dillerinde öğrenim veren okullar bulunuyor. Acaba Gürcistan'da durum buna uygunmudur? Sanmıyorum. Irkçılığın ne durumda olduğunu siz iyi biliyorsunuzdur. Neyse, Dilin asimilasyonu tüm uluslar için bir sorun, merak etmeyin Abhazlar, Bağımsız olarak dilini ve kimliğini korumayı sürdürecektir. Saygılar. 

Parna-Beka Chilashvili - Editörün Yorumuna Cevap

EDİTÖRÜN YORUMUNA CEVAP Siz yazmak istemiyorsanız ben yazayım: Rusya Başsavcısı bu savaşta 162 sivil Oset’in ölü veya kayıp olduğunu açıkladı. Ölü ya da kayıp sivil Gürcü sayısı ise, 228... 8 Ağustos’ta savaş başlamadan önce iki hafta boyunca Oset milisler Gürcü köylerini bombalıyordu. Rus general Marat Kulahmetov’un idaresinde bölgede Rus-Gürcü-Oset askerlerinden oluşan bir barış gücü vardı, ama bu milis saldırılarına müdahale etmiyordu. Kulahmetov milisleri barış gücünün kontrol etmesinin mümkün olmadığı ve barış gücünü çektiğini açıkladı. Bu açıklamanın yapıldığı zaman, 7 Ağustosta Rus tankları zaten Tshinvali’nin kuzeyindeki Cava’ya girmişti. Gürcü ordusu 8 Ağustosta Tshinvali’yi neredeyse hiç direnişle karşılaşmadan ele geçirdi. Şehirde zaten neredeyse hiç sivil kalmamıştı. Ruslar günler önce şehirden otobüs ve askeri kamyonlarla sivilleri kuzeye taşımıştı. Bütün bunlar o günlerde televizyonlarda canlı yayımlanıyordu; ben şahsen bunları izlemiş biriyim. Cava’dan Rus tankları ve Kuzey Kafkasya’dan Rus bombardıman uçakları harekat başlattı. Tshinvali doğrudan Ruslar tarafından bombalandı. Bütün bunları Ruslar kendileri gizlemiyor ve gerekli gördüklerinde açıklama yapıyorlar. Bu savaşı Nisan 2008’de Abhazya’nın doğusunda planladıklarını ama sonradan uygulamaya sokmadıklarını bile açıkladılar. Ruslar gerçekleri söylemekten kaçınmıyorlar, siz niye kaçınıyorsunuz? Siz de yazın dobra dobra söyleyin, sizi engelleyen nedir? Yalana niye ihtiyaç duyuyorsunuz? Güney Osetya bölgesi demiş olmam bile abes. 1922’den önce Güney Osetya diye bir yer mi vardı? Bolşevikler 1921’de bağımsız Gürcistan’ı ilhak ettiler. Gürcistan’da yaşayan Osetler Bolşevikleri desteklediler ve Moskova da onları 1922’de özerk bölgeyle ödüllendirdi. 1896 Rus nüfus sayımlarına bakın; Tshinvali şehir merkezinde Yahudiler hem Gürcülerden, hem de Osetlerden fazla. Osetler köylerde yaşıyorlar; çünkü kuzeyden tarım işçisi olarak gelmişler uzun zaman önce. Gürcüler de bir tarım toplumu, o yüzyılda genelde köylerde yaşıyorlar. 1990’ların başından 2008 savaşı sonuna kadar geçen zamanda Abhazya ve Güney Osetya’da Gürcülerin sürülmesi Birleşmiş Milletler dahil uluslararası örgütle tarafından “etnik temizlik” olarak kabul ediliyor. Vikipedi’de detaylarıyla anlatılıyor. Vikipedi’ye ulaşılamadığı için Wikiwand linkleri veriyorum. Sonundaki referanslarına da dikkatlice bakın! Etnik temizlikten sorumlu iki küçük bölgeyi Rusya’ya muhtaç devletlerin dışında kimse tanımaz. Osetler için bir şey diyemem, kuzeyde asıl vatanlarında da varlar. Ancak Abhazların durumu gerçekten vahim; en iyimser tahminlere göre 50 yıllık ömür biçiliyor; dilleri yok olacak. Rusça konuşan bir bağımsız Abhazya sizin ne işinize yarayacak, merak ediyorum? http://www.wikiwand.com/en/Ethnic_cleansing_of_Georgians_in_South_Ossetia http://www.wikiwand.com/en/Ethnic_cleansing_of_Georgians_in_Abkhazia Ben gerçekleri yazınca, siz bana “Gürcistan’ın resmi görüşünü” dile getirmişsiniz demeyesiniz diye ben de mi yalan yazayım? Not. Önceki yorumumda son cümle “Yanarım kıt aklınıza!” olacaktı; sondaki “a” harfi düşmüş.

Editörden Kısa Açıklama: Sevgili ismini açıklamayan Gürcü kökenli olduğuna inadığım arkadaş, 08/08/2008. Güney Osetya Katliamı adlı kitabımı okumanızı öneririm. Bizler genelde ismini açıklamayan kişilerin yazılarını yayınlamıyoruz ama yine de hakaret olmayan yorum yazılarını yayınlamaya çalışıyoruz. Tarih her olayın aynasıdır, Polemiği uzatmamak amacı ile artık yorumlarınızı  yayınlayamayacağımızı üzülerek belirtmek isteriz. Saygılarımızla!  

Parna-Beka Chilashvili - Fatih Atan'ın yazısı

Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinden itibaren Gürcistan’da olup bitenleri izleyen biriyim. Gürcistan aleyhine yazılmış yazıların en tipik özelliği yalan ve uydurma olması. İş artık “hırsızlığa” kadar varmış. Kullandığınız fotoğraf Rus hava kuvvetlerinin bombaladığı Gori kentinden. Kardeşlerden bir ölmüş, diğeri feryat ediyor. Tshinvali’de ölen insan sayısına gelince: Rusya başsavcısı 2008’de açıklamıştı; yalan yazacağınıza, bir zahmet bakıverin; kaç kişi ölmüş ve bunlardan kaçı sivil, kaçı askermiş. Kafkasya’da Rusya’yı destekleme hatasını 19. yüzyılda Gürcü soylular da yaptı; tıpkı 18. yüzyılda Kuzey Kafkasyalı soylular gibi. Soylular çıkarlarını korudu böylece; ama siz sıradan kişiler Rusların kuyruğuna bu düzeyde takılmaktan ne umuyorsunuz? Bağımsız Abahzya ve bağımsız Güney Osetya mı? Buna gerçekten inanıyor musunuz? Kuzey Kafkas cumhuriyetlerini vilayet statüsüne indiren Moskova, bu iki bölgeye bağımsızlık mı sağlayacak? Yanarım kıt aklınız!

 

Editör Yorumu: fotoğraf konusunda haklısınız, o dönemde yaşanan teknik sorunlar nedeni ile irademiz dışında yayınlanmıştır, düzeltilecektir, diğer yorumlar sizin şahsi görüşlerinizdir, Abhazya ve Güney Osetya'yı bölge olarak görmeyip günümüz tarihsel gerçeklerine göre yorumlamaya başlarsanız, belki Gürcistan'ın resmi görüşünden ayrı bağımsız olabilirsiniz. saygılar.  

Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.